Miras Payları Nasıl Hesaplanır, Miras Paylaşımı ve Oranları

Miras payları, miras hukuku, bir kişinin ölümünden sonra mal varlığının nasıl dağıtılacağını düzenleyen hukuk kurallarının bütünüdür. Kişilerin miras bıraktıkları mal ve hakların, kanuni mirasçılarına veya vasiyetname ile belirlediği kişilere aktarılmasını sağlar.

Mirasçıların Belirlenmesi: Kanuni mirasçılar, miras bırakanın soyundan gelenler, eşi ve kanunen belirlenen diğer yakınlarıdır.

Vasiyetname: Murisin, mirasının belirli bir kısmını veya tamamını dilediği kişilere bırakmasını sağlayan hukuki bir belgedir. 

Miras bırakanın ölümüyle beraber, mirasçıların mirastan alacakları paylar, kanunda belirlenmiş miras hukuku kuralları çerçevesinde hesaplanır. Bu paylar, miras bırakanın yasal mirasçılarının kimler olduğuna ve varsa evlilik içi mal rejimine göre değişebilir.

Türk Medeni Kanununa göre mirasın dağıtımı bir takım kurallara tabidir.

Kanuni Mirasçılık: Bir kişinin mirasçılarının, yasal miras paylarına göre mal varlığını almasını düzenler.

Saklı Pay: Kanuni mirasçılardan bazılarının, mirasın bir kısmını almak zorunda oldukları asgari paydır.

Tenkis: Eğer vasiyetname ile bırakılan miktar, saklı payları ihlal ediyorsa, bu durumun dava yolu ile düzeltilmesi sürecidir.

İntikal: Mirasın, miras bırakanın ölümü ile birlikte mirasçılara geçişi sürecini ifade eder.

Miras hukuku aynı zamanda yasal mirasçılık sıralamasını ve miras paylarının nasıl hesaplanacağını da içerir. Miras bırakan, vefat etmiş olan ve ardında mal varlığı bırakan kişiyi ifade eder. Bu kişi vasiyetname bırakmışsa, talepleri öncelikle dikkate alınacak, aksi takdirde kanuni mirasçılık hükümleri devreye girecektir. Mirasçı sayısının artması, her bir mirasçının alacağı payı düşürür.

Mirasçılardan biri ya da birkaçı mirası reddederse, bu kişinin reddettiği pay, diğer mirasçılara yeniden paylaştırılır. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamaması durumunda, mahkeme yoluyla resen paylaştırma yapılır.

Yasal Mirasçıların Kimler Olduğu

Mirasçı, miras bırakanın vefatı üzerine mal varlığına hak kazanan kişi ya da kişileri tanımlar. Mirasçılar iki ana kategoriye ayrılır.

Kanuni Mirasçılar: Miras bırakanın kanuni olarak belirlenmiş yakınlarıdır ve sırasıyla; eşi, çocukları, anne-baba ve diğer akrabalarını içerir.

Atanmış Mirasçılar: Miras bırakanın vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile mirasından pay alması için özel olarak belirlediği kişilerdir.

Mirasçıların kimler olacağı, paylarının ne kadar olacağı ve mirasın nasıl paylaştırılacağı miras bırakanın vasiyeti ve mevcut kanunlarla belirlenir. Evlat edinilen çocuklar, kan bağı olmasa da evlatlığa alındıkları aile bireyleri içinde yasal mirasçı olarak kabul edilirler. Bu, evlatlık çocuğun, kan bağı olan diğer çocuklarla eşit miras haklarına sahip olması anlamına gelir. Boşanma, eski eşlerin birbirlerinden miras alma haklarını ortadan kaldırır. Boşandıktan sonra eski eşlerin birbirlerine mirasçı olmaları isteniyorsa, bu durum bir vasiyetname ile açıkça belirtilmelidir.

Miras hukuku kapsamında, vefat eden bir kişinin mal varlıklarının kimlere ve hangi oranlarda geçeceği kanunlarla belirlenmiştir. Türk Medeni Kanununa göre vefat eden kişinin çocukları ve onların soyundan gelenler, yasal mirasçılardır. Eğer çocuklar da vefat etmişse onların çocukları mirası alır.  Miras bırakanın eşi yasal mirasçıdır. Eşin miras payı, diğer mirasçıların varlığına ve sınıfına göre değişiklik gösterir. Yasal mirasçılar arasındaki paylaşım, miras bırakan kişinin medeni durumu, altsoy ve kardeş sayısına göre farklılık gösterir. Vasiyetname varlığı ve içeriği de miras paylarının hesaplanması sırasında dikkate alınması gereken bir diğer önemli unsurdur. Mirasçılık belgesi, mirasçıların resmi olarak tespit edilmesi ve haklarının kanıtlanması için gereklidir. Yasal mirasçı sıfatı ile mirasın hangi kısımlarının kime geçeceği netleşir.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, yasal mirasçıların mirastan asgari bir oranda hak elde etmelerini garanti altına alan hukuki bir kavramdır. Miras hukukunda belirlenen yasal mirasçılar; ölen kişinin altsoyu, anne ile babası ve eşi olarak tanımlanır. Kanun, bu mirasçıların mirastan hiçbir şekilde mahrum kalmamaları için saklı payları belirlemiştir. Saklı pay sahipleri; altsoylar için yasal mirasın yarısı, anne ve baba için yasal mirasın dörtte bir, eş için ise duruma göre değişkenlik gösteren bir oran. 

Saklı paylar, mirasın, miras bırakan tarafından yapılan tasarrufların (örneğin, vasiyetnamelerin) öncesinde hesaplanır ve ayrılır, bu nedenle bu tasarruflar saklı paylara halel getiremez. Vasiyetname ile birine bırakılan pay, saklı payları ihlal etmişse, yasal mirasçılar saklı pay ihlalini gidermek için tenkis davası açabilir. Miras bırakan, yasal mirasçıların saklı paylarını gözettikten sonra kalan mal varlığını istediği kişilere, örneğin sivil toplum kuruluşlarına veya uzak akrabalarına bırakma hakkına sahiptir. 

Vasiyetname ve Miras Paylarına Etkisi  

Miras hukukunda vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaştırılacağına dair son iradesini bildiren resmi bir belgedir. Vasiyetname, mirasçıların miras paylarını belirleyen temel unsurlardan biridir. Çünkü miras bırakanın ölümünden sonra malvarlığının taksim şeklini kişisel tercihlere göre düzenler.

Vasiyetnamelerde miras bırakan; varislerini, mirasın hangi kısmını kime bırakacağını ve özel koşulları belirtebilir. Örneğin, miras bırakan, vasiyetnamesinde belirli bir malın ya da belirli bir mal grubunun belirli bir kişiye bırakılmasını isteyebilir. Vasiyetname hazırlanmadığı takdirde, miras payları kanuni mirasçılık kurallarına göre taksim edilir.

Eğer vasiyetname, yasal mirasçıların kanuni miras paylarını ihlal ederse, mirasçılar mahkemeye başvurarak “tenkis davası” açabilirler. Vasiyetnameler, miras payları üzerinde doğrudan etkiye sahip olmakla birlikte, yasal sınırlamalar çerçevesinde hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. Bu belge, mirasçıların hakları, miras bırakanın son istekleri ve mevcut yasalar arasında dengenin sağlanmasında kritik bir role sahiptir.

Reddi Miras ve Miras Paylarına Etkisi

Mirasçılardan her biri, kendi payını reddetme hakkına sahiptir. Bu işlem, miras bırakanın vefatından sonra üç ay içinde sulh hukuk mahkemelerine bildirilmelidir. Reddi miras, miras bırakan tarafından bırakılan mirastan mirasçının sorumlu olmak istemeyerek resmi olarak feragat etmesi işlemidir. Mirasçı, mirası reddederse, bu durum miras paylarının hesaplanmasında belirleyici bir faktör olacaktır.

Mirasçı mirası resmi bir şekilde reddettiğinde, o kişi artık mirasçı olarak kabul edilmez ve miras payları bu durum doğrultusunda yeniden hesaplanır. Eğer reddeden mirasçının kendi altsoyu varsa, bu durumda miras payı bu altsoya intikal eder. Reddi miras, mirasın değerinin borçların toplamından yüksek olup olmadığına bakılmaksızın gerçekleştirilebilir. Ancak, reddi miras genellikle miras bırakılan mal varlığının, borçlardan daha az olması durumunda tercih edilir. 

Detaylı bilgi almak ve bizlere ulaşmak için buraya tıklayınız.

Yorum yapın