Baba Ölmeden Mirasını İstediği Evladına Verebilir Mi

Bir baba, hayattayken mal varlığını istediği bir evladına devretmek isteyebilir. Türk hukuk sistemi bu tür işlemlere olanak tanımaktadır. Bunu “ivazsız tasarruf” işlemi olarak adlandırabiliriz. Ancak bu süreç, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen hukuki çerçevede gerçekleştirilmelidir.

Babanın bu iradesini yasal olarak geçerli kılabilecek bazı temel ilkelere ve adımlara uyulması gerekir. Baba, hangi malı hangi evladına aktarmak istediğini açıkça ifade etmelidir. Bu işlem, bir bağışlama sözleşmesi şeklinde de yapılabilir.

Devredilecek malın sahibi olan baba, malları üzerinde tam bir tasarruf yetkisine sahip olmalıdır. Bu tür bir iradi devir işlemi, borçlar ve miras hukuku düzenlemelerine uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

Baba, muris olarak adlandırılır ve terekesi, ölümünün ardından mirasçılara geçecek mal varlığını temsil eder. Yaşarken terekedeki mallar üzerinden yapılacak tasarruflar mirastan mal kaçırmak amacı taşımamalıdır. Ayrıca bu tür tasarrufların belirli sınırlar içerisinde yapılması gerekiyor. Baba, elindeki mal varlığını haksız yere ve diğer mirasçıların haklarını gözetmeden bir evladına vermek için kullanmamalıdır.

Bir baba ölmeden mirasını istediği bir evladına verebilir. Fakat bu işlemin, hukuki çerçevelere ve ahlaki ilkeler ile mirasçıların haklarına uyularak yapılması önem taşımaktadır. Yapılan düzenlemeler, tüm tarafların haklarını korumak ve adil bir miras dağılımına olanak sağlamak için tasarlanmıştır. Bu tip hukuki işlemlerde doğabilecek sorunların önüne geçmek için, bir avukatın rehberliğinde ilerlemek en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Baba Miras Dağıtımında İstediği Gibi Hareket Edebilir mi?

Bir baba, yaşarken mirasını nasıl taksim edeceğine dair önemli kararlar alabilir. Miras bırakanın, miras hukuku tarafından belirlenen birtakım yasal kısıtlamaları gözetmesi gerekmektedir.

Terekenin bir kısmı “tasarruf edilebilir kısım” olarak belirlenir ve bu kısım üzerinde baba, kendi tasarruf özgürlüğü dahilinde serbestçe karar verebilir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: saklı paylı mirasçılardır.

Saklı paylı mirasçılar, genellikle miras bırakanın altsoyu (çocuklar), üstsoyu (anne-baba) ve eşi olarak tanımlanır. Bu kişilerin yasal olarak korunan bir payı vardır. Baba, mal varlığını dağıtırken saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal etmemek zorundadır.

Eğer baba, saklı paylı mirasçıların paylarını koruyacak şekilde işlem yaparsa, yani saklı payları aşmayacak bir tasarrufta bulunursa, geri kalan kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir .

Miras bırakan, mal varlığının ne kadarının saklı payı oluşturduğunu, ne kadarını ise serbestçe dağıtılabileceğini bilmelidir. Dolayısıyla, bir babanın ölmeden mirasını istediği evladına vermesi mümkündür. Ancak bu tasarruf, yasal sınırlar içinde kalmalıdır ve saklı paylı mirasçıların haklarını gözetmelidir.

Baba Mirasını Tek Çocuğuna Bırakabilir mi?

Bir baba mirasını hukuki düzenlemelere uygun olarak kime istiyorsa bırakabilir.  Bir baba, örneğin, saklı payları ihlal etmemek koşuluyla mirasını istediği evladına verebilir.

Bununla birlikte, muris öldükten sonra, saklı payları ihlal edildiği düşünülen mirasçılar, tenkis davası açabilir. Bu durum, mirasın hukuka uygun şekilde dağıtılmasını sağlar ve saklı pay sahiplerinin korunmasını güvence altına alır.

Özetlemek gerekirse, baba, ölmeden önce, tüm yasal hususlar göz önünde bulundurulduğu sürece, mal varlığını istediği evladına bırakma hakkına sahiptir. Ancak, yasal olarak korunan diğer yakın mirasçıların haklarını göz ardı etmemesi gerekmektedir.

Baba hayattayken vasiyetname düzenleyerek ya da miras sözleşmesi yaparak mal varlığını belirli bir şekilde mirasçılarına dağıtabilir. Ancak, bu işlemlerin yasal şekil şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Miras Hukuku, murisin sağlığında yaptığı paylaşımların, mirasçıların miras paylarını etkilemesi durumunda onların korunmasına yönelik düzenlemeler içerir.  Muris vefat ettikten sonra mirasçılar, eğer miras bölüşümünde hukuka aykırı bir durum varsa, haklarını korumak amacıyla bazı hukuki yollara başvurabilirler.

Muris, yaşarken hukuken korunan saklı payları ihlal ederek miras paylaşımı yapmışsa, mirasçılar murisin vefatının ardından saklı pay haklarının ihlal edildiğini öne sürerek tenkis davası açabilirler.

Baba, mal varlığını sağlığında mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla üçüncü şahıslara devretmiş ise, mirasçılar murisin ölümünden sonra muris muvazaası iddiasıyla dava açarak bu malların terekeye iade edilmesini talep edebilirler.

Mirasçılar, muris tarafından hukuka aykırı olarak yapılan ve mirasçıların haklarını etkileyen ölüme bağlı tasarrufların iptalini isteyebilirler. Böylece terekenin adil bir şekilde yeniden paylaşılmasını sağlanabilir.

Evlatlar Arasında Mal Paylaşımı Nasıl Olmalı?

Bir baba, vefatından önce mirasını istediği evladına dağıtabilir; fakat bu durumda bile Türk Medeni Kanununun getirdiği kurallara uymak zorundadır. TMK m. 495 ve devamındaki hükümler, mirasın nasıl paylaşılacağını düzenler. Kanuna göre, baba “altsoy”larına yani çocuklarına   yasal miras paylarının en az yarısını miras bırakmakla yükümlüdür. 

Bir babanın iki çocuğu varsa ve yasal miras payları eşit ise (her biri için %50 varsayarsak), saklı payları babalarından alacakları mirasın yarısı olacaktır (%25).

Eğer baba, malını çocuklarına dağıtırken bu saklı payı ihlal ederse, ölümünden sonra evlatlar, haklarını mahkemeye başvurarak alabilir. 

 

Yorum yapın