Gaiplik Nedir? Gaiplik Kararı Nedir? Nasıl Alınır?

Gaiplik meselesi Türk Medeni Kanunu madde 32 ile madde 35 arası düzenlenmiştir.

Gaiplik Nedir?

Gaiplik, genellikle uzun süre haber alınamayan ve bu durumun yanı sıra ölmüş olma ihtimali yüksek olan kimseler için hukuk düzeninde tanımlanan bir kavramdır. Gaiplik durumunda, kişinin hayatta olup olmadığı konusunda belirsizlik hüküm sürdüğünden, o kişiye ilişkin hukuki işlemler de belirsiz bir hal alabilmektedir. Bir kimsenin ortadan uzun süreli veya ölüm tehlikesi içinde kaybolması durumunda hakkında gaiplik kararı verilir. Gaipliğine karar verilen kişinin sağ olup olmadığı belli değildir ama ölümü hakkında kuvvetli olasılık vardır. Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için kanunda belirtilen sürenin geçmesi gerekmektedir. Haber alınamaması kesintisiz olmalıdır. Uzun zamandan beri haber alınamama halinde son haber alındığı andan itibaren 5 yıl geçmediği sürece gaiplik başvurusu yapılamaz. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma gerçekleştiyse 1 yıl geçmeden için gaiplik başvurusu yapılamaz.

Bu sürelerin geçmesinin arkasından yakınları tarafından mahkemeye başvurulması gerekir, gaiplik kararı talep edilmezse kendiliğinden oluşmaz. Gaiplik davasını belirli kişiler açabilir;  aksi takdirde dava reddedilecektir. Bu kişiler;eş, mirasçı, vasiyet alacaklısı, sınırlı ayni hak sahibi ve vasiyeti yerine getirme görevlisidir. Belirli koşullarda medeni kanunun 588. maddesi gereği hazine gaiplik kararını talep edebilir. Bunu dışında alacaklıların ya da vasinin, hayat sigortası lehtarı, askerlik şubesi, savcılık da gaiplik isteminde bulunabilir.

Gaiplik hukuki bir sıfat olduğu için, bu durumda olan kişilerin mal varlıkları, miras işlemleri ve aile hukuku gibi konularda özel düzenlemeler uygulanır.

Örneğin, gaiplik kararı verilen kişilerin mirasçıları, mirasın açılabilmesi adına yasal işlemleri başlatabilirler. Ayrıca, gaiplik kararı verilen kişinin evli olması durumunda, eşi bu duruma dayalı olarak boşanma hakkını da elde edebilir.

Gaiplik Ne Demek?

Gaiplik kararı önemli hukuki sonuçlar doğurur. Hakkında gaiplik kararı verilen kimsenin kişiliği son bulur. Sadece gerçek kişiler için gaiplik kararı verilmesi isteminde bulunulabilir. Vakıf, dernek ya da şirket gibi tüzel kişiler hakkında gaiplik kararı verilemez. Kişiden uzun süredir haber alınamaması belirli sebeplerle açıklanabiliyorsa o kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. Bu durum somut olaya göre çok farklılık göstermektedir.

Mesela terk iradesi ile evden ayrılan eş hakkında gaipliğe hükmedilemez; çünkü hala kişinin yaşama ihtimali bulunmaktadır.  Ölüm tehlikesi içerisinde kaybolmayı somutlaştırmak gerekirse kişinin bulunduğu muhtemel binada yangın çıkması ve bedenin bulunamaması, kışın yüksek bir dağa çıkması ve çığ düşmesi, kişinin katıldığı turistik bir gemiyle dalgalı bir denize açılan gemisinin batması ve bulunamaması, tehlikeli bir savaşa gitmesi ve sonrasında ulaşılamaması gibi durumlar gösterilebilir. Deprem sonrasında göçük altında kalan kişinin bedenine ulaşılamaması durumu da, ölüm tehlikesi içinde kaybolmaya örnektir. Kaybolma tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra ölüm tehlikesi içerisinde kaybolan kişinin gaipliğine karar verilebilir. Sürenin başlangıcı tehlikenin ortadan kalktığı tarihtir.

Mahkemenin gaipliğe karar vermesi ile hakkında karar verilenin kişiliği son bulur. Bu karar geriye doğru yürümektedir. Yani alındığı tarihten itibaren değil geçmişe etkili olarak sonuç doğurmaktadır. Gaiplik, kişinin ölmüş sayılacağı hususunda yasal bir karine yaratmaktadır. Mahkeme tarafından kişinin en son haber alındığı vakitten veya ölüm tehlikesi içerisinde kaybolduğu tarihten itibaren kişinin gaipliğine karar verilir. Kişinin nüfus kayıtlarına ölü olarak geçirilmez, gaipliğine karar verildiği yazılır. Kişi hakkında gaipliğe karar verildikten sonra kişinin cesedi bulunursa nüfus kaydına ölümü işlenir. Mahkeme tarafından verilen gaiplik kararının kesinleşmesi ile ölüme bağlı haklar ortaya çıkar.

Kararın kesinleşmesi ile  birlikte; hakkında gaiplik kararı verilen kişinin mirası, mirasçılarına geçecektir. Gaiplik kişiliği sona erdirecektir ama evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Hakkında gaiplik kararı verilen kişinin eşi tarafından,  gaiplik kararı nedeniyle evliliğin feshini talep eden dava açılması gerekir. 

Gaiplik Şartları Nedir?

Gaiplik, belirli koşullar altında bir kişinin yaşayıp yaşamadığının bilinmemesi veya uzun süredir yerinin tespit edilememesi durumudur. Yasal olarak birtakım sonuçlar doğurur. Türk Medeni Kanununun 32. maddesine göre kişi hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için aşağıdaki şartlar aranır.

Kişi, ölüm tehlikesi içerisinde kaybolmuş olmalıdır. Gerçekleşen olayın büyük olasılıkla ölümle sonuçlanacağı bilinmelidir. Haber alınamama durumu, kişinin nerede olduğu veya hayatta olup olmadığı konusunda herhangi bir bilginin olmamasıdır. 

Gaiplik kararı verilebilmesi için, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda en az 1 yıl, haber alınamama durumunda ise son haberin alındığı tarih itibariyle en az 5 yıl geçmiş olmalıdır.

Gaiplik Kararı 

Kişinin gaipliği hakkında sadece mahkeme karar verebilir. Mahkeme dışında kimse kişinin gaipliğine karar veremez. Gaiplik kararı verilebilmesi için en az iki defa gazetede ilan verilmesi gerekmektedir. Bu ilanda gaipliğine karar verilecek kişinin kimlik bilgileri yazar. İlanda ayrıca gaipliği istenen kişiyi gören ya da yaşadığını bilen kişilerin mahkemeye haber vermesi istenir. Verilen ilanlara rağmen sonuç alınamaması durumunda mahkeme kişinin  gaipliğe karar verir.

Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak geriye doğru  hüküm ve sonuç doğurur. Kişinin ölmediğini ispat edilene kadar gaiplik kararı hüküm ifade etmeye devam ettirecektir. Gaiplik kararı ile birlikte kişinin öldüğüne dair adi bir karine oluşmuş olmaktadır. Gaibin ortaya çıkması veya ölümünün tespiti kendiliğinden sonuç doğurmaz.

Yeni bir karar alınması için mahkemeye başvurulmalıdır. Mahkemenin vereceği yeni karara bağlı olarak gaiplik hükmü ortadan kalkacaktır. Bunun dışında gaiplik hükmü kendiliğinden sonlanmaz. Gaiplik kararının sona ermesi için ya kişinin ortaya çıkması gerekir ya da öldüğü kesin olarak tespit edilmelidir. Bunun dışında  gaiplik kararı belirli bir süreye bağlı değildir. Gaiplik kararı mahkeme yazı işleri müdürlüğü  tarafından, on gün içerisinde, nüfus müdürlüğüne gönderilir. Kişinin  aile  nüfus kütüğüne gaiplik kararı işlenir. 

Gaiplik İlanı Nasıl Yapılır?

Mahkeme, gaipliği düşünülen kişi için dava açıldığında, konu hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin önemli bilgileri paylaşmaları amacıyla belirli bir süre zarfında ilana çıkar. Bu ilan, kayıp kişinin en son bilinen yerel çevresindeki gazetelerde yayınlanır. Gaiplik ilanı, kayıp olan kişinin en son bulunduğu alanda yaygın olarak okunabilen gazeteler aracılığıyla hem toplumu hem de muhtemel bilgi sahiplerini bilgilendirmek amacı taşır.

İlk ilanın yayınlandığı tarihten itibaren en az altı ay beklenmelidir. En az iki kez ilan yapılmalıdır. 

Bu süreç, hem kayıp kişinin hukuki durumunun netliğe kavuşturulması hem de yakınlarının hukuki haklarının korunması açısından önemli bir adımdır. 

Gaiplik Davası 

Dava açılınca, mahkeme tarafından ilan verilir. Bu ilanda; hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin yaşadığını bilen varsa, mahkemeye başvurması istenilir. Eğer hakkında karar alınması istenen kişi yaşıyorsa, kendisi de mahkemeye başvurabilir. İlk  ilanın üzerinden  1 yıl geçmeden ikinci ilan verilmez. İlanlar, gazete aracılığıyla yapılır. En az iki defa ilan yapılmalıdır. Mahkeme hakimi eğer  gerekli görürse, ikiden fazla ilanın yapılmasına da karar verebilir. İlanlardandan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Karar kesinleştikten sonra, mahkeme tarafından 10 gün içinde nüfus müdürlüğüne gaiplik kararı bildirilir. Nüfus memurlarınca ölüm kütüğüne tescil edilir. Böylelikle gaibin kişiliği sona erer.

Gaiplik davası, ölüme bağlı çekişmesiz bir davadır. İlanlar verildikten sonra eksik kalan diğer deliller toplanır, varsa tanıklar dinlenir. Gaiplik davası basit yargılama usulüne göre yürütülür. Dava açan kişiler gaiplik iddialarını her türlü delille ispatlayabilirler. Verilen ilanlara rağmen eğer kayıp kişiden haber alınamazsa, mahkeme gaiplik kararı verecektir. Gaiplik davası için başvurusu yapılırken dava dilekçesi yazılarak görevli ve yetkili mahkemeye verilmelidir. Sunulacak deliller de dilekçe ekine konularak ilgili mahkemenin bulunduğu adliyede tevzi bürosuna teslim edilir. Dava harçları ödendikten sonra dava açılır. Gaipliğe karar verilmesi için davanın yetkili ve görevli mahkemeye talepte bulunması gerekir. Açılacak davada hangi mahkemenin görevli olduğu, hukuk muhakemeleri kanununa göre belirlenir.

Kanun gereği çekişmesiz  tüm yargı işleri Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür. Gaiplik davası sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Sulh hukuk mahkemesinde açılmayan gaiplik davası hakkında görevsizlik kararı verilecektir. Mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilmemesi için gaiplik davasının, hakkında karar verilmesi istenen kişinin son yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekir. Eğer gaipliği istenen kişi Türkiye’de hiç yerleşmemişse, nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki mahkemede dava açılmalıdır.  Gaiplik kararı sadece gerçek kişiler hakkında verilebilir, tüzel kişilerin gaipliği söz konusu olamaz.

Gaiplik Kararını Kimler İsteyebilir?

Bir kişinin kayıplara karıştığını düşünen eş, mirasçılar ya da vasiler gibi kişiler yasalar çerçevesinde gaiplik başvurusunda bulunabilirler. Gaiplik, bir kişinin uzun süre haber alınamaması halinde, yasal olarak ölü kabul edilip edilemeyeceğinin mahkeme kararı ile tespit edilmesi sürecidir.

Gaiplik Kararı Hangi Mahkemeden Alınır?

Gaiplikle ilgili kararın verilmesi ve gaiplik hükmünün sonuçlarının uygulanabilmesi için mahkeme kararı gerekir. Bu karar için başvurulacak yer, kişinin son yerleşim yerinde bulunan sulh hukuk mahkemesidir. Eğer kişi Türkiye’de hiç yerleşmemişse, başvuran kişi için nüfus sicilinde kayıtlı bulunan yer mahkemesi yetkili mahkeme olur. Kişinin nüfusu bir yerde kayıtlı değilse, bu durumda anne veya babasının kayıtlı olduğu yer mahkemesi başvuru için muhatap mahkeme olarak belirlenir.

Gaiplikle ilgili karar mekanizmasında, mahkeme delilleri değerlendirir ve kişinin yaşam durumuna ilişkin bir hüküm verir. Mahkeme, gaiplik ile ilgili kararı somut delillere ve kanuni sürelerin dolmasına dayanarak vermektedir. Bu süreç genellikle, kişinin son görüldüğü ya da haber alındığı tarihten itibaren yasal olarak belirlenen sürelerin geçmiş olmasını gerektirir. Mahkeme kararıyla, kişi yasal olarak “gaiplik” hükmü altına alınır ve bu durum çeşitli hukuki sonuçları beraberinde getirir. 

Gaiplik Nedeniyle Evliliğin Feshi

Gaiplik kararının evliliğe etkisi Türk Medeni Kanununun 131. maddesinde düzenlenmiştir. Gaipliğine karar verilen kişi ile evli bulunan eş, ister evliliği sona erdirir isterse de evliliği sürdürebilir. Gaipliğin tespiti için açılan davada evliliğin sona erdirilmesi talep edilebileceği gibi, ayrı bir başvuru ile de evliliğin feshi istenebilir. Mahkeme tarafında evliliğin feshine karar verilebilmesi için, kayıp olan eş hakkında  gaiplik kararı verilmiş olmalıdır. Gaiplik hakkında mahkemeye başvurulduğu sırada evliliğin feshi de talep edilmelidir. Eğer açılan davada gaipliğin tespiti ile birlikte evliliğin sonlandırılması da talep edildiyse ayrıca evliliğin feshi davası açmaya gerek yoktur.

Gaibin eşi, mahkeme tarafından evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Gaiplik sebebiyle ayrı bir davada evliliğin feshi istenmişse, hakim verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğini inceler. Sonrasında da nüfus kayıtları üzerinden ortada geçerli bir evliliğin olup olmadığını inceler. Gaibin eşi ya gaiplik davası ile birlikte ya da ayrıca açacağı bir dava ile evliliğin feshini istemelidir. Aksi halde mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Gaibin eşi evliliği fesh ettirmediği sürece evlilik devam eder.

Bu sebeple gaip tekrardan çıkıp gelirse yeniden evlenmelerine gerek kalmayacaktır. Sağ kalan eş kadın ise ve bir çocuk dünyaya getirirse bu çocuğun babası karine olarak hala koca olan gaip kişidir. Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde(iddet müddeti) doğan çocuğun babası kocadır. Babalık karinesinin sonucu olarak evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocukların babası gaib eş sayılacaktır.

 Gaiplik Süresi 

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli şartlar arasında belli bir sürenin geçmiş olması vardır. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 33. maddesinde yer almaktadır.  İlk ilanın yapıldığı günden itibaren en az 6 ay beklenmeli ve mahkeme tarafından en az 2 ilan yapılmalıdır. Belirlenecek süre hakimin takdirindedir ,kanunda geçen süre asgari olarak düzenlenmiştir.  Hakim somut olayın özelliklerine göre kişinin ortaya çıkacağı kanaatinde ise isterse bu süreyi uzatabilir. İki ilan arasındaki zaman için hak düşürücü bir süre söz konusu değildir.

Yine hakim dilerse ikiden fazla ilan da yapabilir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla göre en az 6 aylık süre içinde çağırır. Nüfus müdürlüğü, kolluk ve ilgili diğer kurumlardan araştırma yapar.  İlan yerel çevrede yayınlanan gazetelerde, resmi gazetede veya ulusal gazetelerde ilan yapılabilir. Bu ilanın amacı kişi ölmediyse ortaya çıkmasıdır. İlandan sonra hakim o kişi hakkında gaiplik kararına hükmedebilir. Kişi ortaya çıkarsa veya ölmüşse de  gaiplik talebi düşer. 

Gaipliğin Miras İle İlgili Sonuçları

Gaiplik kararı ölüme bağlı sonuçlar doğurur. Bir kişi hakkında gaiplik kararı verildiği andan itibaren bu kimsenin mirası açılır. Mirasın açılması ile birlikte de gaiplik kararı ile gaibin malvarlığı mirasçılarına geçecektir. Mirasçılar, gaipliğe ilişkin sürelere ve usule uyarak miras payının kendilerine teslimini isteyebilirler. Gaipliğine karar verilenin mirasınn geçişi Türk Medeni Kanununun 584.maddesi ile 588. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Gaiplik kararının kesinleşmesiyle birlikte gaibin mirasının mirasçılara geçebilmesi mirasçıların güvence(teminat)  göstermesi gerekir. Güvence istenmesinin amacı, hakkında gaiplik kararı verilen kişinin resmen ölmemiş olması ihtimalidir.

Gaipliği istenen kişi hayatta ise Türk Medeni Kanununun 585. maddesi gereğince miras geri verilir. Ölüm tehlikesi sebebi ile gaipliğe karar verilmiş olması durumunda mirasçılar 5 yıl süre ile teminat göstermelidirler. Uzun süredir haber alınamaması  sebebi ile gaipliğe karar verilmiş ise bu durumunda mirasçılar 15 yıl süre ile teminat göstermek zorundadırlar. Sadece teminat yükümlülüğü yerine getiren mirasçılar kendilerine düşen miras payını  alabilirler. Hak sahipleri gaiplik kararı verildikten sonra mirasçılık belgesi çıkartabilirler. Güvencenin türü ve miktarı ile ilgili olarak hakime takdir yetkisi tanınmıştır. Hakim gaibin haklarını koruyacak yeterli ölçüde bir güvence miktarına hükmedecektir.

Gösterilecek güvence, belirli bir süre geçerli olur. Bu süre ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıldır. Uzun zamandan beri haber alınamama durumunda ise on beş yıl olarak belirlenmiştir. Verilen teminat gaibin yüz yaşına varmasıyla son bulur. Sürenin dolmasıyla birlikte güvence sona erer ama  geri verme yükümlülüğü her zaman devam eder. Gaibin veya üstün hak sahiplerinin sonradan ortaya çıkması ile gaibin mirasını alan kimseler, almış oldukları miras paylarını gaibe veya üstün hak sahiplerine geri vermek zorundadırlar. Güvence süresinin bitmesiyle birlikte mirasçılar kendilerine intikal eden eşyalar üzerinde sınırsız bir tasarruf hakkına sahip olur.

Eğer gaip sonradan ortaya çıkarsa herhangi bir süre olmadan mallarını isteyebilir. Mirası elinde bulunduran mirasçılar iyi niyetli ise harcadığı kısım kendisinden istenemez.  Elinde kalanı vermesi istenir. Gaipliğine karar verilen kişinin hayatta olduğunu ortaya çıkarsa,  malları kendisine iade edilir. Bu geri verme, miras sebebiyle istihkak davasının bağlı olduğu zamanaşımına tabi olacaktır. Bu geri alım davasının zamanaşımı süresi, davalının zilyet bulunduğunu öğrendiği günden itibaren bir yıldır. Süre her halde miras bırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıldır. Türk Medeni Kanunu’nun 586. maddesinde ise gaibin mirasçı olması durumu düzenlenmiştir. Gaip olan mirasçının miras payı resmen yönetilir. 

Gaiplik Kararı Geriye Yürür Mü?

Gaiplik kararı, ölüm tehlikesi içinde kaybolan bir kişi için, tehlike anından itibaren etkin olur. Diğer bir durumda, eğer bir kişiden belirli bir süre haber alınamıyorsa, gaiplik kararı son haberin alındığı tarihten itibaren geçerlilik kazanır. Bu önemli nokta, gaiplik kararının sadece ilan edildiği tarihten itibaren değil, aynı zamanda geçmişe yönelik olarak da sonuçlar doğurduğunu ifade eder.

Gaiplik kararının alınması, bazı hukuki sonuçları da beraberinde getirir. Örneğin, gaiplik kararı ile kişi hukuken ölmüş sayılabilir ve miras hükümleri uygulanabilir. Ayrıca, bazı durumlarda gayrimenkul işlemleri, evlilik statüsü gibi mevzularda da önemli değişiklikler söz konusu olabilir.

Gaiplik ile alakalı süreç, genellikle mahkeme tarafından verilen kararla resmileşir. Bu süreçte, kayıp kişinin durumu, son görüldüğü zaman ve diğer ilgili bilgiler değerlendirilir. Mahkeme, tüm bu bilgiler ışığında bir karar verir ve gaiplik statüsü kişiye uygulanır.

Gaibin Miras Bırakan Olması Durumu

Türk Medeni Kanunu çerçevesinde, gaiplik kararının kesinleşmesinin ardından, gaip kişinin mal varlığı, gerekli güvenceler verilmesi koşuluyla mirasçılarına devredilebilir. Bu süreç TMK’nun 584. ve 585. maddeleri ile düzenlenmiştir.

Gaiplik kararı ile kaybolan kişinin varlıklarının mirasçılarına aktarılabilmesi için bazı güvencelerin sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar ve süreler şu şekilde belirlenmiştir:

  • Güvence Süresi:
    • Ölüm Tehlikesi Altında Kaybolma Durumu: Eğer kaybolma, ölüm tehlikesi altında gerçekleşmişse, mirasçılar tarafından sunulan güvence süresi, tereke mallarının teslim edilmesinden itibaren beş yıl olarak belirlenmiştir.
    • Uzun Süredir Haber Alınamama Durumu: Bir kişiden uzun süredir haber alınamıyorsa, bu süre son haber tarihinden itibaren on beş yıldır.
    • Maksimum Süre: Her iki durumda da güvence süresi, en fazla gaibin yüz yaşına bastığı süreyi kapsayacaktır.

Gaiplik durumunda malvarlığına sahip olan mirasçılar, gaip kişinin geri dönmesi ya da başka bir üstün hak sahibinin ortaya çıkması halinde, zilyetlik hukuku kuralları gereği istihkak iddiasına maruz kalabilirler. 

Eğer gaip kişi geri dönerse, mirasçılar malları geri vermeye yükümlü olur.  Üstün hak sahipleri ortaya çıkarsa ve durumlarını ispat ederlerse, mirasçılar mülkleri iade etmekle yükümlüdür. İyi niyetli alıcıların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir.

Gaiplik Kararının Hükümsüzleşmesi

Yargısal bir karar sonucu gaiplik hükmünün verilmesinin ardından, söz konusu kişinin ysaşadığı ortaya çıkarsa, bu durum gaiplik kararını hükümsüz kılar. Gaiplik kararı verilen kişinin geri gelmesi halinde, alınan kararın hükümsüzlüğünün tespiti için mahkemeye başvurulması gerekmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 585. maddesi uyarınca, kaybolmuş kişinin mirasından pay almış olan kişiler, geri dönmesi durumunda almış oldukları miras paylarını iade etmek zorundadır. Gaip olarak kabul edilen şahsın dönmesi, mirasın da yeniden düzenlenmesini gerektirir ve bu da mirasçılar tarafından yapılan düzenlemelerin değiştirilmesi anlamına gelir.

İlave olarak, gaiplik kararı yalnızca kişinin geri dönüşüyle değil, kaybolmuş kişinin ölümünün kanıtlanması durumunda da iptal edilebilir. Bu da hukuki sürecin kesin bir sonuca ulaşmasını ve kaybolmuş olan kişinin varlıklarının kalıcı olarak yeniden düzenlenmesini sağlar.

Gaiplikle ilgili düzenlemeler ve gaiplik kararının son bulması, mahkeme kararları ve hukuki yollar ile gerçekleşir. Her durumda, gaipliğin sonlandırılması ve alınan kararların gözden geçirilmesi, yasal prosedürlere uygun olarak yapılmalıdır.


Yorum yapın

Ara WhatsApp