Kiracıyı Tahliye Etmenin En Kolay Yolu

Kiracıları tahliye etmek, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyen kiracılar ile karşılaşıldığında mülk sahipleri için zorunlu bir hal alabilir. Özellikle kira ödemelerinde sorun yaşanan durumlarda, kiracıyı tahliye etmenin en kolay yolu genellikle hızlı ve etkili bir icra takibi işlemi yapmaktır.

Olayımızda davacı satın aldığı taşınmazın ihtiyaç sebebiyle tahliyesi için dava açmıştır. Dava devam ederken taşınmazı şirket ortağı olan iki oğluna devretmiştir. Dava şirketin işyeri ihtiyacı sebebi ile açılmıştır. Dosyada yer alan belgelerden şirketin kirada iş yaptığı, kiralananın şirket ihtiyacına tahsis edileceği anlaşılmaktadir. Gerçek kişi davacı tarafından şirket ihtiyacı için taşınmazın tahliyesi istenemez. Davacı, ortağı olduğu şirketin ihtiyacı için tahliye davası açtığından davanın açılmasında haklı sayılamaz. 

Mal sahibi kiraya verdiği işyerini kendisi işletmek isteyebilir. Böyle bir durumda ihtiyaç sebebi ile tahliye davası açabilir. Öncelikle bu konuda noterden kiracıya ihtar göndermeniz gerekmektedir. Eğer mal sahibi devam eden bir işini taşımak için tahliye talebinde bulunuyor ise  ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eğer taşınmazlar arasında eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte gerçekleşmesi  gerekmez. 

Örnek olayda kiraya veren oğlunun işyeri ihtiyacı için tahliye talebinde bulunmuştur. İş yerinde beyaz eşya ve dayanıklı tüketim malları ticareti yapılacağını bildirmiştir. İhtiyaç sebebiyle tahliye davası açma hakkı kural olarak kiralayana tanınmıştır. Kiralayan taşınmazın sahibi olmasa da tahliye davası açabilir.  

Ev Sahibi Kiracıyı Nasıl Çıkarır?

Ev sahibi kiracısını çeşitli sebeplerden dolayı evden çıkarmak isteyebilir. Ancak bu sürecin belirli yasal adımlara uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Özellikle kiracının, taşındığı mülkü boşaltmayı taahhüt etmesi ve bu taahhüdün yazılı olarak verilmesi büyük önem taşımaktadır.

Kiracı tarafından verilen taahhüdün yazılı olması zorunludur. Bu taahhüt, kiracının taşınmazı ne zaman boşaltacağına ilişkin bilgileri içermelidir. Kiracı, verdiği yazılı taahhüde rağmen taşınmazı boşaltmazsa, kiraya veren icra müdürlüğüne başvurarak tahliye emri gönderebilir. Ev sahibi, icraya başvurarak veya dava açmak suretiyle kiralananı tahliye edebilir. 

Taahhüt edilen tarihten itibaren, ev sahibinin bir ay içerisinde tahliye davası açması veya icra takibi başlatması gereklidir. Bu süre içinde gereken başvuru yapılmazsa bir daha bu hak kullanılamaz. İsteyen mal sahipleri icra dairesi yerine sulh hukuk mahkemesine de başvurabilir. İcra yolu size daha hızlı bir çözüm sağlayacaktır. 

Davacı, tahliye talepli ihtarda; kiralananda oğlunun mobilya ticareti yapacağını belirterek sözleşme sonu itibariyle sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmiştir.  Mahkeme tarafından yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda, tahliyeye konu işyerinin konum ve büyüklük olarak mobilya mağazası için uygun olduğunu belirtmiştir. Davacının oğlu sigortalı olarak  çalışmaktadır. İhtiyaç sahibinin başka bir işyerinde sigortalı olarak çalışması geçici niteliktedir ve işyeri ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Böyle bir durumda tahliye davasının kabul edilmesi gerekir.

Davacı kendisinin emekli olduğunu, iki çocuğunun ise ayakkabı satışı yapan bir işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştıklarını, kiralanana işyeri olarak ihtiyacı olduğunu beyan ederek tahliye davası açmıştır. Davacının çocuklarının, çalıştıkları yerden ayrılıp kendi işlerini kurmak istemeleri en doğal  hakları olup başkalarının yanında çalışmaya devam etmeleri beklenemez. Ayrıca kiralanan tahliye edilene kadar kira bedelinin rayiç miktarlara yükseltilmesinin istenmesi kiralayanın yasal hakkı olup böyle bir davanın açılmış olması da tek başına işyeri ihtiyacının samimi olmadığını göstermez. 

Ev Sahibi Kiracıyı Hangi Durumlarda Çıkarabilir?

Kiracıyı evden çıkarmak için geçerli olan sebepler ve uygulama yolları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda açıklanmıştır. İşte ev sahibinin sahip olduğu yasal haklar ve kiracı tahliyesi yolları:

İhtiyaç Sebebiyle Tahliye

Eğer ev sahibi veya bakmakla yükümlü olduğu yakınları, kiralanan evde yaşamak ihtiyacı duyuyor ise taşınmazın tahliyesi için kiracıya dava açabilir. Bu yakınlar; kiraya verenin üstsoyu (ana, baba gibi), altsoyu (evlatlar gibi), eşi ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerdir.

Kiracının evden çıkarılabilmesi için ev sahibi veya bu yakınlarının samimi bir ihtiyacının olması gerekmektedir.

Ayrıca kiracıya bu durumu fesih tarihinden en az 3 ay önceden bildirmek zorundadır. Bildirimin yapılmasının ardından kiracının sözleşmenin feshedileceği tarihte evden ayrılması beklenir. Bildirimin yazılı yapılması zorunlu olup ispat kolaylığı için noterden yapılması tavsiye edilir. 

Eğer kiracı evi belirtilen süre içinde boşaltmazsa, ev sahibi tarafından tahliye davası açılabilir. Bu davayı açmak için ise fesih sürecinin bitiminden itibaren bir ay içinde mahkemeye başvurulması gereklidir.

Taşınmazın ihtiyaç nedeniyle tahliye edildiği durumlarda, tahliye tarihinden itibaren 3 yıl süresince ev, eski kiracı dışında başka birine kiraya verilemez. Eğer ihtiyaç nedeniyle tahliye edilen taşınmaz, bu süre içinde üçüncü bir şahsa kiraya verilirse, eski kiracının yasal olarak bazı hakları doğabilir. Ev sahibinin kiracıyı evden çıkarmak için yukarıdaki koşulları yerine getirmesi ve yasal süreçleri takip etmesi zorunludur.  

Davacı ihtiyaç sebebi ile tahliye davası açmıştır. Ev sahibi halen eşi ve 3 çocuğu ile birlikte yaşadığını, 77 yaşında olan babasının da yılın büyük kısmını yanlarında geçirdiğini, halen kirada oturduğu evin 75 m2, 4. katta ve asansörsüz olduğunu anlatmıştır. Sahibi olduğu evin ise 115 m2 ve giriş katta olduğunu, bu nedenle kiralanana taşınacaklarını ve konut ihtiyaçlarının olduğunu ileri sürerek davalının tahliyesini talep etmiştir. Yapılan araştırmada mal sahibinin tapuda kayıtlı başka bir evinin daha olduğu tespit edilmiştir. Bu evin boş olup olmadığının tespiti sonrasında karar verilmelidir. 

Davacı, taşınmazı işyeri ihtiyacında kullanacağını bildirerek, kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davacı hakkındaki sosyo ekonomik durum araştırmasından davacının  Yapı Denetim şirketinin ortağı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay’a göre faal bir işi bulunan ve o işi bırakmayan kişinin başka bir işyerine zorunlu ihtiyacı olduğu kabul edilemez. Davacı Yapı Denetim şirketinin hissedarı ve münferit imzası ile şirketi temsile yetkili müdürüdür. Bu işi bırakmadığı da anlaşılan davacının ihtiyacının zorunlu ve samimi olduğu kabul edilemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Yargılama devam ederken davacıya ait bir başka taşınmaz tahliye edilmiştir. Eczane olarak kullanılan ve tahliye edilen bu taşınmaz davacının ihtiyacını karşılar niteliktedir.  Böyle bir durumda ihtiyacı karşılayan ve boş olan başka bir taşınmazın bulunması karşısında davacının ihtiyacının gerçek ve zorunlu olduğundan bahsedilemez. Davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Davacı olan kiraya veren taşınmazı lokanta ve kafeterya olarak işletmek istediğini, ihtiyaç sebebi ile davalının tahliyesini talep etmiştir. Dinelenen tanıklar, davacının daha önce havuz işi yaptığını, ancak bu işi yürütemediğini halen boşta gezdiğini, dava konusu yeri ise simit sarayı olarak işleteceğini anlatmışlardır. Yerinde keşif yapılmış ve düzenlenen bilirkişi raporunda da taşınmazın kafeterya ve lokanta işine uygun olduğu bildirilmiştir. Davacının simit sarayı işletebilmek için iş tecrübesine gerek bulunmadığı gibi davacının daha önce uğraştığı havuz işini yürütememiş olması yeni bir iş yapmasına engel değildir. Mevcut delil durumuna göre davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olduğu kanıtlanmıştır. Bu durumda mahkemece ihtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Davacı bilgisayar satış ve teknik servisi olarak iki farklı işyerinde kiracı olarak faaliyet göstermektedir. İşhanının zemin katında bulunan bir taşınmazı ihtiyaç sebebiyle satın almıştır. Satın alınan işyerinin hem bilgisayar satışı hem de teknik servis faaliyetin bir arada yürütülmesine uygun ve üstün nitelikte olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Mahkeme, davacının kirada olduğu işyerindeki kira sözleşmesini yenilediği ve bu sebeple de ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı belirterek davanın reddine karar vermiştir. Tahliyesi istenilen taşınmaz, ihtiyaçlının kirada bulunduğu işyerinden nitelik itibariyle daha üstün veya en azından eşdeğer özelliklere sahip olması, tahliye sebebidir. Bu durumda tahliye tehdidi altında bulunma şartı aranmaz. Ayrıca davacının kirada olduğu işyerindeki kira sözleşmesinin kısa süreli yenilenmesi ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını da göstermez. 

Mal sahibi oğlunun kahvehane ve lokanta olarak işletmek için kiralanan taşınmaza ihtiyacı olduğunu ihtar ederek tahliye davası açmıştır. Mahkeme kiraya verenin oğlunun işe girmiş olması sebebiyle ihtiyacın devam etmediği gerekçesiyle tahliye talebini reddetmiştir.  Yargıtay’a göre ise ihtiyaçlının sigortalı olarak bir işte çalışması kendi işyerini açma isteğine engel teşkil etmez. Ancak tahliye edilmesi istenen taşınmazın yapılacak işe uygun olması gerekir. Mahkeme tarafından yerinde ihtiyaca elverişlilik yönünden keşif yapılması gerekir. 

Örnek olayımızda davacı, geniş bir tekstil mamulleri satış işi kurma düşüncesiyle bir dükkan satın almıştır.  Süresi içinde davalıya tahliye istemli ihtar göndermiştir. 6 aylık süre sonunda kiralananın tahliye edilmemesi üzerine, iktisap ve ihtiyaç nedeni ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Satın alınmadan önce dükkan kahvehane olarak kullanılmaktadır. 

Davacı, halen kirada olup, inşaat malzemesi ticareti için iş yerine ihtiyacı olduğunu, taşınmazı  bu nedenle satın aldığını ileri sürerek davalının  tahliyesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde, tahliye tehdidinden bahsedilmemiştir. Mahkeme tarafından işyerinin başında keşif yapılmalı, satın alınan taşınmazın kirada olduğu taşınmaza nazaran daha üstün olup olmadığının ve kiralanan taşınmazın inşaat malzemesi ticareti için uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Tadilat ve Onarım Durumunda Tahliye

Kiralanan taşınmazın tamirat veya tadilat gerektirmesi durumunda, ev sahibi, kiracının tahliyesini isteyebilir. Evde esaslı bir onarım veya tadilat yapılacaksa ve bu işlemler kiralanan taşınmazın kullanımını geçici olarak imkansız hale getirecekse, kiracının tahliye edilmesi mümkün olabilir. Ancak, ev sahibinin dikkate alması gereken önemli kurallar vardır.

Kiracının evden çıkartılması için yapılacak tadilatın ağır ve kapsamlı olması şarttır. Küçük ve hafif düzeltmeler, kiracının tahliyesi için yeterli neden sayılmaz. Onarım veya tadilat süresince, kiralanan yerin kullanılmaz duruma gelmesi gerekmektedir. Eğer taşınmaz kullanılabilir durumda ise, ev sahibi tahliye için dava açamaz.

Kira Ödemesinin Yapılmaması Halinde Tahliye

Kiracının kira ödemesini yapmaması durumunda, ev sahibi tarafından noterden ihtarname gönderilebilir. İki kez ihtar edilmiş olmasına rağmen kira borcunun ödenmemesi ev sahibine kiracıyı çıkarma hakkı tanır.

Eğer kira sözleşmesi bir yıldan kısa süreli ise ve kiracı kira ödemelerini yapmazsa, ev sahibi kiracıya iki kez yazılı ihtar göndermek suretiyle tahliye sebebi oluşturabilir. Bu ihtarlar kiracının kira borcunu ödemesi için gereken uyarı niteliğindedir. Kira bedeli sebebi ile kiracıya icra takibinde bulunulması da ihtarname niteliğindedir. 

Kiracının kira borcunu ödemesi gerektiğini bildiren ihtarname, kiracıya 30 günlük bir süre tanır. Bu süre zarfında kiracı borcunu öderse, tahliye edilemez. Ancak 30 günlük süre sonunda ödeme yapılmadıysa, ev sahibi icra yoluyla kiracıyı çıkarabilir.

Kiracının Başka Konutunun Olması Halinde Tahliye

Kiracının veya eşinin, kiralanmış taşınmaza yakın bir bölgede başka bir evinin bulunduğu ve ev sahibinin bunu sonradan öğrendiği durumlarda da kiracıya karşı tahliye davası açılabilir.

Tahammül Edilemeyen Durumların Varlığı Halinde Tahliye 

Kiracının kira ilişkisini devam ettirmeyi imkansız kılacak derecede önemli ve çekilmez halleri oluştuğunda ev sahibi yine tahliye davası açma hakkına sahiptir.

Kiracının Eve Zarar Vermesi ve Tahliye Edilmesi

Kiracının mülkü özenle kullanma yükümlülüğüne aykırı davranması ve evde ciddi hasarlara veya zararlara yol açması ev sahibine tahliye davası açma hakkı verir.

Mülke verilen zararın fark edilmesi halinde, ev sahibi ilk olarak kiracıya bir ihtarname çekmelidir. Bu ihtarnamede, zararın tespiti ve giderilmesi için kiracıya en az 30 günlük bir süre tanınması önemlidir. Bu süre, kiracının zararları gidermek için yeterli zamanı olmasını sağlar.

Kiracı, kendisine tanınan süre içerisinde zararları gidermezse, ev sahibi tarafından kiracının tahliyesi için dava açılabilecektir. Hukuki olarak, ev sahibinin mahkemeye müracaat etme ve tahliye işlemini başlatma hakkı bulunmaktadır.

Ayrıca, ev sahibi kiracı aleyhine ayrı bir tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Bu dava, kiracının verdiği zararın karşılanması için gerekli masrafların kiracıdan talep edilmesi amacıyla yapılabilir.

İflas Eden Kiracının Tahliyesi

Eğer kiracı iflas eder ve ev sahibine belirlenen süre içerisinde güvence gösteremez ise bu da kiracının çıkarılması için yasal bir sebep oluşturur. Kiracının iflasına ilişkin süreçlerde ev sahibi tarafından alınabilecek önlemlerden biri, kiracıdan ek bir güvence talep etmektir. Bu talep, iflas masasına veya doğrudan kiracıya yapılan yazılı bir bildirimle gerçekleştirilir. Bildirimle birlikte, kiracıya belirli bir süre içinde güvence sunması için zaman tanınır.

Eğer kiracı, verilen süre içinde gerekli güvenceyi sağlayamazsa, ev sahibi kira sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir. Sözleşmenin feshedilmesi kiracının iflas etmiş olması ve bu durumun kira sözleşmesinde belirlenen güvencelerin karşılanamaması sebebiyle gerçekleşir.

Aidat Ödememe Sebebiyle Tahliye

Apartman veya site aidatlarının kiracı tarafından ödenmemesi halinde de tahliye işlemi uygulanabilir.

Ev sahibi, aidat ödemeyen kiracıyı çıkarmak için öncelikle yasal bir ihtar sürecini başlatmalıdır. Ev sahibi, kiracıya noter aracılığıyla aidat borcunu belirtir ve ödeme yapması için en az 30 gün süre tanıyan bir ihtarname göndermelidir. Bu sürenin sonunda ödeme yapılmazsa, ev sahibi hukuki işlemlere başlayabilir. İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi durumunda ev sahibi, kiracıyı tahliye etmek için mahkemeye başvurabilir. Tahliye davası, kiracının çıkartılmasını sağlayacak yasal bir yoldur.

Bir diğer seçenek de doğrudan tahliye talepli icra takibi başlatılarak kiracının çıkarılmasıdır. Bu yöntemle, yargı sürecini beklemeden borcun tahsil edilmesi ve kiracının tahliye edilmesi amaçlanır.

Eğer kiracı aidat borçlarını ödemezse, bu masraf genellikle ev sahibinin üzerine kalır. Ödenmeyen aidatlar ev sahibi tarafından karşılanarak, ardından kiracıdan tahsil edilmesi için hukuki işlem başlatılabilir.

Sonuç olarak, ev sahibi aidat ödemeyen kiracıyı, ihtarname göndererek ve ardından bir tahliye davası açarak veya doğrudan tahliye talepli icra takibi ile çıkartabilir. 

İki Haklı İhtar İle Tahliye

Ev sahibi tarafından kiracıya yapılan iki haklı ihtara rağmen, kiracının ihlallerini düzeltmemesi evden çıkarılma sebebidir.

Kiracının kira bedelini ödememesi durumunda ev sahibi, kiracıyı taşınmaya zorlayabilecek hukuki adımlar atabilir. Kiracıya iki farklı ay için kira bedelleri ödenmediğinde ayrı ayrı ihtarlar çekilir. İhtarlar gönderildikten sonra, kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açılması gerekmektedir. Bir kira yılı içinde iki ihtarın çekilmesi gerekir. İhtarnamenin kiracıya ulaştırılmasından sonra dahi kiraların ödenmesi, ihtarnamenin etkisini ortadan kaldırmaz ve tahliye davası açılabilir.   Belirtilen süre zarfında tahliye için dava açmak ev sahibinin hakkıdır.

Kısacası, ev sahibi tarafından kiracıya gönderilen ihtarlar ve bunların hukuki süreçleri, kiracının ödemelerini göz önünde bulundurularak tahliye davasını meşru kılar. Kiracı, ihtarlar sebebiyle tahliye işlemine tabi tutulabilir. 

Rahatsızlık Yaratan Kiracının Tahliyesi

Kiracının, komşuları rahatsız edici davranışlar sergilemesi durumunda, tahliye işlemi yapılabilir. Sürekli huzursuzluk yaratması, iyi komşuluk kurallarına uymaması, kiraladığı evi randevu evi olarak kullanması, evde sürekli gürültü yaparak çevreyi rahatsız etmesi durumlarında kiracının tahliyesi istenebilir.

10 Yıllık Kiracının Tahliyesi

Kira sözleşmesinin üzerinden 10 yıl geçmiş ise ve ev sahibi ciddi ve samimi nedenlerle tahliye istiyorsa bu durum mümkün olabilir.

Ev sahibi, kiracısını çıkarmak istediğinde, kiracının kira sözleşmesinin türüne göre farklı adımlar izlemelidir. Eğer kira sözleşmesi belirli süreli ve 10 yıl olarak imzalandıysa, bu sürenin sonunda ve kanun tarafından öngörülen ek 10 yıl sürenin dolmasını beklemek gerekmektedir. Sözleşmede belirtilen sürenin ve 10 uzama yılının dolmasını takiben, kira yılının bitiminden en az 3 ay önce kiracıya yazılı bir ihtarname gönderilmeli ve tahliye talep edilmelidir. ihtarnamenin gönderilmesini takiben, kira yılının bitiminde ev sahibi mahkemeye başvurarak tahliye davası açabilir.

Ev sahibinin kiracısına göndereceği ihtarnamede, tahliye talebi açık ve anlaşılır bir biçimde ifade edilmelidir. Amacın, kiracıyı oturduğu taşınmazdan çıkarmak olduğu net bir şekilde belirtilmelidir.

Yeni Ev Sahibinin İhtiyacı

Mülkiyetin devri sonucunda yeni ev sahibinin bizzat kullanım ihtiyacı da kiracının tahliyesi için bir sebep oluşturabilir.

Ev sahibi, yeni bir ev satın aldıktan sonra eğer kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kardeşi için o eve ihtiyaç duyuyorsa, satın alma işleminden itibaren ilk ay içinde kiracıya ihtarname göndererek ihtiyaç durumunu bildirir. Bu ihtarnameden 6 ay sonra tahliye davası açma hakkına sahip olur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, ev sahibinin bu ihtiyacının samimi, gerçekten var olan ve zorunlu bir ihtiyaç olması gerektiğidir. Bu durumu kanıtlamak ve ihtiyacın gerçekliğini değerlendirmek mahkemenin görevidir.

Ev sahibi ayrıca, evi edindikten 6 ay sonra mahkemeye başvurarak kiracıyı tahliye davası açarak çıkarabilir. Alternatif olarak, kira sözleşmesinin bitimine kadar beklemeyi tercih ederse, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde dava açabilir.

Yukarıdaki durumlarla karşılaşıldığında, ev sahibi, kanunun öngördüğü usuller dahilinde mahkemeye başvurarak kiracının tahliyesini talep edebilir. Her durum ayrı ayrı incelenmelidir ve adımlar yasal çerçeveler içinde atılmalıdır.bBu nedenle ev sahipleri, herhangi bir işlem öncesinde mutlaka bir avukatla görüşmelidir.

Evden Çıkmayan Kiracıya İhtarname

Ev sahibi, bazı durumlarda kiracısını çıkarmak isteyebilir. Bu süreç, yasaların belirlediği adımları takip ederek gerçekleştirilmelidir. Öncelikle kiracıya çıkarılma ile ilgili bir bildirim yapılması gerekmektedir. Bu bildirinin hukuki geçerliliği ve sürecin doğru işlemesi için çoğunlukla noter aracılığıyla ilerlenir.

Kiracınızı çıkarmak istiyorsanız, öncelikle noter aracılığı ile bir ihtarname çekilir. Noterden ihtarname çekmek, herhangi bir ispat problemiyle karşılaşmamak adına önemlidir. İhtarname gönderirken, kanunda belirtilen sürelere ve usullere uymalısınız. Kiracıya verilen süre, kanunda yer alan sürelere uygun olmalıdır. İhtarnamede, kiracının evi boşaltma zorunluluğunun sebepleri açık ve anlaşılır bir şekilde yazılmalıdır. İhtarnamede, isteğin kanuni gerekçeleri belirtilmeli, hangi kanun maddelerine dayandığı açıkça ifade edilmelidir. İhtarnamede, ev sahibinin ne istediği net bir şekilde dile getirilmelidir. Örneğin, belirli bir tarih itibarıyla dairenin boşaltılması talep edilmelidir.

İhtarname, yani fesih bildirimi, kiracıya noter aracılığıyla tebliğ edilerek hukuki süreç başlatılır. Bu tebligat, kiracının evi boşaltması gerektiğine dair yasal bir uyarı niteliğindedir.

Kiracı Nasıl Tahliye Edilir?

Ev sahipleri, bazı durumlarda kiracılarıyla yollarını ayırmak zorunda kalabilirler. Kiracının evden çıkarılması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre belirli şartlar altında ve yasal işlemler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Kiracı tahliyesi, kanunun belirlediği hallerde ve usullere uygun şekilde yapılabilir.

Kiracı evden çıkarılacaksa, ev sahibi öncelikle yasal süreci başlatmalıdır. Tahliye davası, kanunda öngörülen geçerli bir nedenin varlığı halinde açılabilir. Tahliye nedenleri arasında kira ödememe, evi kullanım amacı dışında kullanma veya sözleşmede belirtilen diğer ihlaller bulunur. 

Ev sahibi, icra dairesine başvurarak tahliye talepli icra takibi başlatabilir. Bu, kira alacaklarının tahsili amacıyla yapılan bir işlemdir ve icra hukukunun ilgili maddeleri uyarınca yürütülür.

Ev sahibine verilen yazılı taahhüt, kiracının taşınmayı kabul ettiğini resmi olarak belgeler. Bu taahhütün varlığı, tahliye işlemini kolaylaştırır. Kiracı verdiği taahhütte belirtilen tarihte taşınmazsa, ev sahibi icra yoluyla ya da doğrudan mahkemeye başvurarak kiracının tahliyesini sağlayabilir. Eğer süresi gelmesine rağmen kiracı taşınmazsa, taahhütte belirtilen tarihten itibaren bir ay içerisinde ev sahibi tarafından icra takibi başlatılmalıdır.

Kiracının evi boşaltma konusunda verdiği yazılı taahhüdü, ev sahibi ve kiracı arasındaki anlaşmanın temelini oluşturur. Ancak kiracı, bu taahhütte belirtilen süre sonunda mülkü terk etmezse, ev sahibi yasal yollarla harekete geçmek zorunda kalabilir. Evden çıkarma işlemi, kiracıya yasal bildirimler yoluyla ve sonrasında gerekirse mahkeme kararıyla gerçekleştirilir.

Kira Tahliye Davası

Kiracıyı evden çıkarmak isteyen ev sahipleri genellikle karşılaştıkları sorunlara çözüm bulmak için tahliye davası yoluna başvurmaktadırlar. Peki, ev sahibi kiracıyı nasıl çıkarır? 

Tahliye davası, ev sahiplerinin kiracılarını çeşitli sebepler ile evden çıkarmak amacıyla başlattıkları yasal bir süreçtir. Kiracıyı çıkarmak için haklı nedenler sunulmalıdır. Bu nedenler genellikle; Kiracının kira borçlarını zamanında ödememesi, kiralama sözleşmesinin sona ermiş olması, ev sahibinin kendisinin veya birinci derece yakınlarının oturması için eve ihtiyaç duyması gibi nedenler olabilir.

İlk adım genellikle kiracıya, ihlalin düzeltilmesi için yazılı bir ihtar göndermektir. İhtarnameye rağmen düzelme olmazsa, tahliye davasını açma yoluna gidilir. Davaya devam ederken, kiracı ve ev sahibi mahkemede delillerini sunar. Mahkeme, deliller ve kanunlar çerçevesinde bir karar verir.

Ev sahibi kiracıyı çıkarmak için yasal nedenlerini belirtmeli ve usulüne uygun bir şekilde dava açmalıdır. Kiracının haklarına saygı gösterilerek, tahliye davası süreci işletilmelidir. Yasal süreç, kiracının ve ev sahibinin haklarını dengede tutmayı ve her iki tarafın da mağdur olmamasını amaçlar. Tahliye davaları, ancak yasalara uygun sebeplerle ve hukuki yollarla gerçekleştirilebilir.

Tahliye Davası Şartları

Tahliye davası açılabilmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekiyor:

Ev sahibi, mülkün tahliyesini isteyebilmek için öncelikle kira sözleşmesinde belirlenen bir tarihte evin boşaltılmasını talep etmelidir. Eğer ev, belirlenen tarihten sonra da boşaltılmazsa, ev sahibi bu durumu tahliye davası açarak çözüme kavuşturabilir. 

Eğer kiracı, kira bedelini iki kez ödemezse veya geç öderse ve bu durum sonrasında bir ihtar çekilirse, ihtar süresi sona erdikten sonra ev sahibi, kiracıyı mülkten çıkarmak için tahliye davası başlatabilir. Yine, kiracının kira ödemelerini defalarca yapmaması, tahliye davası açma nedenlerinden biri olarak kabul edilir; ancak bu süreçte kira süresinin bitmesi beklenecektir.

Ev Sahibi Evi Satıyorum Diye Kiracıyı Çıkarabilir Mi?

Ev sahibinin mülkünü satması kiracıların haklarını etkilemez. Türk Borçlar Kanununa göre, malik (evin sahibi) değişikliği yaşanması durumunda, yeni malik, önceden yapılmış kira sözleşmesine otomatik olarak taraf olur. Yani, yeni malik, satın alınan evin var olan kira sözleşmesinin şartlarını, hiçbir değişiklik yapmaksızın kabul etmek zorundadır.

Kiracı, evin satılması nedeniyle taşınmak zorunda kalmaz. Sözleşmede yer alan tüm hak ve yükümlülükler de yeni malik için geçerli olur. Özetle, yeni malik, eski malikin yerine geçer, fakat kiracının durumu aynı kalır.

Bu düzenlemeler kiracıların korunması adına önemlidir ve ev sahiplerine, gayrimenkullerini sattıktan sonra kira sözleşmelerini basitçe sonlandırma hakkı vermemektedir. Kiracıların evden çıkarılabilmesi için yasal dayanaklara ihtiyaç vardır ve bu süreç, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde işlemelidir.

Yeni Ev Sahibi Kiracıyı Evden Çıkarabilir mi?

Yeni malik, yani taşınmazı satın alan kişi, taşınmazı devralmasından itibaren bir ay içinde kiracıya bu durumu yazılı bir şekilde ve kesin ifadelerle bildirmek zorundadır. Bu bildirimin ana amacı, yasal süreçlerin doğru işlemesi ve kiracının haklarının korunmasıdır.

Yeni malik, mülkünü aldıktan sonra bir aylık süre içinde kiracıyı bilgilendirmeli ve yazılı olarak ihbarda bulunmalıdır. Yazılı bildirimde, yeni malik olduğunuzu ve ihtiyaç sebebi ile taşınmazın tahliye edilmesini istediğinizi belirtmelisiniz. 

Yeni malik, bu bildirimi takiben 6 ay içinde veya kira sözleşmesinin bitim süresinden itibaren bir ay içinde tahliye talebiyle dava açma hakkına sahiptir. Bu süre zarfında, yeni malik kiracıya taşınması için gerekli bildirimi yapmalı ve yasal haklarını kullanarak tahliye sürecini başlatmalıdır. 

Dava yoluyla tahliye, kiracının mülkten çıkarılması için en kesin yöntemdir. Ancak bu süreç, belirtilen yasal süreler göz önünde bulundurularak titizlikle yürütülmelidir. Haklı sebepler ve yasal koşullar, mahkemenin tahliye kararı vermesinde önemli rol oynar.

Mal sahipleri süreci yasal sınırlar içinde ve kiracının haklarını gözeterek yönetmek zorundadır. 

Ev Sahibinin Başka Evi Var Kiracıyı Çıkarabilir Mi?

Ev sahibi, kiracıyı çıkarmak istediğinde, mevcut kira sözleşmesi ve kanunlar çerçevesinde hareket etmelidir. Mal sahibinin başka bir evi olup olmaması, kiracıyı çıkarma sürecini etkileyebilir. Eğer ev sahibinin başka bir konutu varsa ve kiracıyı kendi oturmak için çıkarmak istiyorsa, bu durumda kiracının hakkı korunur. Bu nedenle bazı hukuki sınırlamalar söz konusu olabilir.

Kiracı, ev sahibinin başka bir evi varken ve bu evi kendisinin oturmak için kullanmak istediğini beyan ettiği zaman tahliye edilemez. Zira ev sahibinin oturmak için haklı bir sebebi yok sayılır. Kira sözleşmesi sona ermeden veya sözleşmede belirtilen koşullar yerine getirilmeden kiracı genellikle tahliye edilemez. Kiracının çıkarılması gerektiğinde ev sahibinin yasal süreçleri dikkatli bir şekilde izlemesi gerekir.  

Kiracı çıkarılma süreci, kanunların belirlediği kurallar çerçevesinde gerçekleşmelidir. Ev sahibinin başka bir evi varken kiracıyı kendi oturmak için çıkarmak istemesi genellikle yeterli bir sebep olarak kabul edilmez. 

Ev Sahibi Kiracıyı Ne Zaman Çıkarabilir?

Ev sahibi, kiracının kira ödemelerinde gecikmesi durumunda belli adımları takip etmek zorundadır. Eğer kiracı kira bedelini belirlenen zaman diliminde, yani 30 gün içerisinde ödemezse tahliyesine karar verilebilir.

İlk olarak, ev sahibi kiracısına bir ihtarname göndermekle yükümlüdür. Bu ihtarname ile kiracının ödeme yapması için ek bir süre tanır. Bu süre 30 günden az olamaz. Kira borcunu bu süre içinde ödemesi için bir şans daha verir. İhtarname, bu sürecin resmiyet kazanması ve yasal bir zeminde ilerlemesi açısından önemlidir.

İhtarname alındıktan sonra eğer kiracı, verilen ek süreyi de aşarsa ve kira bedelini hala ödemezse, ev sahipleri söz konusu mülkteki kira sözleşmesini sonlandırma hakkına sahiptir. Kira sözleşmesinin feshedilmesi ile birlikte, ev sahibi yasalar çerçevesinde kiracının tahliyesi için gereken işlemleri başlatabilir.

Kira sözleşmesinin feshedilmesi ve kiracının mülkten çıkarılması genellikle mahkeme kararı ile gerçekleşir ve bu süreçte tarafların hakları gözetilmelidir. Ev sahibi ve kiracı arasındaki bu süreç, ödemelerin eksiksiz ve zamanında yapılması ile en iyi şekilde yönetilebilir. Kiracının kira ödemelerindeki aksaklıkları hızlı bir şekilde çözüme kavuşturması, bu tür yasal süreçlerin başlamasını engelleyebilir.

Özetle, ev sahibi kiracıyı, kira bedelini ihtarnamede belirtilen ek 30 günlük süre dolmadan çıkaramaz. Ancak bu süre sonunda ödeme yapılmazsa, ev sahibi yasal yollarla sözleşmeyi feshedip kiracıyı çıkarma hakkına sahiptir. Bu durum her iki tarafın da haklarını koruyan yasal bir çerçevede ilerlemektedir.

Evden Kiracı Nasıl Çıkarılır?

Kiracının evden çıkarılabilmesi için yasal nedenlerin varlığı gerekmektedir. Türk Borçlar Kanunu’na göre, ev sahibinin kiracıyı çıkarma hakkı, belirli bazı durumlarda geçerli olur. Bu durumlar 354. madde ile kiracının lehine bir koruma sağlanarak, hükümlerin kiracı aleyhinde değiştirilemeyeceği belirtilmiştir.

Yasalar çerçevesinde, kira sözleşmesi belirli veya belirsiz süreli olsa dahi, sözleşmenin bitimi yalnızca kiracıyı çıkarmak için yeterli sebep değildir. Kanunda belirtilen haklı sebeplerin oluşması durumunda kiracının tahliyesi gerçekleştirilebilir. Bu haklı sebepler arasında kiracının; kira bedelini zamanında ödememesi, taşınmazı usulsüz kullanması veya konutta verilen zararlar gibi sebepler sayılabilir.

Mahkeme süreci sonunda, haklı sebepler mahkeme tarafından kabul edilirse, kiracının tahliyesine yönelik karar verilir. Mahkeme kararı doğrultusunda, tahliye işlemi icra memurluğu aracılığıyla gerçekleştirilir.

Her durumda, kiraya verenin kiracıyı çıkarmak için adil ve hukuka uygun bir süreç izlemesi zorunludur. Keyfi veya hukuki olmayan sebeplerle kiracının tahliyesinin yapılması yasal değildir ve kiracının bu durumlara karşı hukuki hakları bulunmaktadır.

Varisler Kiracıyı Çıkarabilir Mi?

Kira sözleşmesinin kiralayanın ölümü ile sona ermez. Mülk sahibinin ölümü durumunda, kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez. Bunun yerine, mülk sahibinin tüm mirasçıları hukuki açıdan otomatik olarak kiralayan sıfatını kazanır.

Mirasçılar, ev sahibi olarak yasal haklara sahip olur ve kira sözleşmesine müdahale edebilirler. Ancak, kiracıyı çıkarmak istiyorlarsa, yürürlükte olan kira mevzuatına uygun hareket etmek zorundadırlar. Kiracının haklarının gözetilmesi ve yasal süreçlerin takip edilmesi gereklidir.

Ev sahibinin ölümü ile ortaya çıkan durumlar ve kiracının çıkarılma süreci hukuki çerçevede incelenmeli ve her iki tarafın da hakları korunmalıdır.  

Tahliye Kararı Sonrası Süreç

Tahliye kararı verildikten sonra, kiracıya kararın tebliği önemlidir. Bu tebliğ işlemi, tahliye sonrası sürecin resmen başlamasını sağlar. Tahliye kararı kiracıya iletildikten hemen sonra, kiracının taşınmazı boşaltmak için 30 günlük süresi başlar. Kiracı için ayrılan bu süre, taşınma, yeni konut bulma ve eski evi boşaltma gibi işlemleri gerçekleştirmek için oldukça önem taşır. 30 günlük sürenin dolmasıyla birlikte, kiracının taşınmış olması ve taşınmazı boşaltmış olması beklenir.

Eğer bu süre zarfında kiracı, herhangi bir nedenle taşınmazı boşaltamamış ise ev sahibi durumu değerlendirerek kiracıya ek süre tanıyabilir.Bu süreç, kiracı ile ev sahibi arasında uyumlu bir ilişki ve anlayışın sürdürülmesi için önemlidir. 

Tahliye sonrasında kiracıya tanınan bu süreç, kiracının yeni bir ev bulması ve mevcut evini uygun bir şekilde boşaltması için gereken zamanı tanımaktadır. Ancak tahliye kararının uygulanması ve süreçlerin hızlı bir şekilde işlemesi ev sahibinin de haklarını korur. Bu nedenle tahliye sonrası süreç hakkında hem kiracının hem de ev sahibinin bilgi sahibi olması önemlidir.

Yorum yapın