Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin mahkeme tarafından sonlandırılmasının ardından, eşler arasındaki mal varlığının dağılımını düzenler. Genel ilke, evlilik süresince kazanılan malların eşit bir biçimde bölüşülmesidir. Ancak, mal paylaşımı davası, boşanma davasının bir parçası olarak aynı anda açılamaz.

Boşanma davası ile eşzamanlı olsa da, mal paylaşım davası bağımsız bir yargı süreci gerektirir. Eğer bu dava boşanma davasıyla aynı zamanda açılırsa, mahkeme boşanma kararının kesinleşmesini paylaşım davası için bir ön şart olarak belirler. Temelde, anlaşmalı ya da çekişmeli boşanma kararı kesinleşmeden mal paylaşımı davasına geçilmez. Boşanma kararı kesinleştikten sonra, mal paylaşımı hakkındaki dava incelenmeye başlar. 

Türk Medeni Kanununda yapılan değişiklikle, evlilik tarihine bağlı olarak birbirinden farklı mal paylaşımı kuralları oluşmuştur. 01.01.2002 tarihinden önce alınan mallar, üzerine yazılı olan kişiye aittir. Bu dönemde mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan, eşler arasında kimin neye sahip olduğu net bir şekilde ayrılmıştır. 

01.01.2002 sonrası dönemde, edinilmiş mallara katılma rejimi benimsenmiştir. Bu rejim, evlenme sonrasında edinilen malların varsayılan olarak eşit paylaşılmasını emreder.

Her iki dönem için de şu temel kural geçerlidir: Evlilik öncesinde sahip olunan mallar, üzerine kayıtlı olan eşin kişisel mülkü olarak kalır ve mal paylaşımında hesaba katılmaz.

Boşanma sırasında mal paylaşımı davası açarken, bu davanın “belirsiz alacak davası” olarak işleme konulması gerektiğini unutmamak önemlidir. 

Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından, boşanan çiftler arasındaki mal paylaşımı davası görülür. Mal paylaşımında, evlilik boyunca kazanılan malların dağıtımı söz konusudur. Evlenmeden önce sahip olunan varlıklar bu paylaşıma dahil edilmez. Paylaşımda genel kural olarak elde edilen malların eşit dağılımına dayanırken, bu oranı evlilik sözleşmesi ile değiştirilebilir.

Her bir eşin kişisel malları paylaşım dışında tutulur.

  • Eşlerden birine ait olan ve miras ya da bağış gibi yollarla karşılıksız elde edilen mallar, 
  • Manevi tazminat alacakları,
  • Kişisel kullanım için ayrılan eşyalar,
  • Kişisel malların yerini alan değerler (satış veya takas gibi).

Kişisel malları ayırdıktan sonra, evlilik sırasında kazanılan edinilmiş mallar paylaştırılır. Kanun, edinilmiş malları şu şekilde açıklar.

  • Emek karşılığı elde edilen kazançlar,
  • Kişisel malların sağladığı gelirler,
  • Sosyal güvenlik ödemeleri,
  • Çalışma gücü kaybı nedeniyle alınan tazminatlar,
  • Edinilmiş malların yerini alan değerler.

Eşler, evlilik sözleşmeyle, belirli varlıkları kişisel mal olarak ayırabilirler. Mal rejimi sözleşmesi ile meslekten elde edilen kazançlar veya işletme faaliyetleri sonucu elde edilen malları kişisel mal olarak tanımlayabilirler.

Evlilik sırasında elde edilen bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispatlamak zorundadır. Eğer ispat edilemezse, mal edinilmiş olarak kabul edilir ve paylaşıma dahil edilir.

Kişisel ve edinilmiş mallar birbirine karışmış ise, mahkeme uygun bir denkleştirme yapabilir. Kişisel mal borçları edinilmiş mallardan, veya edinilmiş mal borçları kişisel mallardan ödenmişse, denkleştirme talebinde bulunabilirsiniz. 

Mal paylaşımında, malların değeri hesaplanırken mahkemenin karar tarihine en yakın tarihteki değer temel alınır. Paylaşılan malların değerine işlenecek yasal faiz de karar tarihinden itibaren başlar.  

Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin sonlandığı durumlarda, eşlerin birikmiş ekonomik değerlerini paylaşmak amacıyla gerçekleşen önemli bir süreçtir. Türkiye’de, 2002 yılından itibaren eşler arasında geçerli olan yasal mal rejimi  edinilmiş mallara katılma rejimidir. 

Bu rejim çerçevesinde, evlilik süresince edinilen mallar boşanma durumunda her iki eş arasında eşit olarak bölüşülür. Öte yandan, miras yoluyla kazanılanlar veya kişisel kullanım için alınan eşyalar gibi kişisel mallar paylaşıma dahil edilmez.

Türk Medeni Kanunu uyarınca, eşler arasındaki mal rejimi, evlenme tarihine göre belirlenir. 1 Ocak 2001 tarihi öncesinde gerçekleşen evliliklerde ise, “Mal Ayrılığı Rejimi” geçerlidir. Bu durumda,  eşler sadece kendi adlarına kayıtlı mallar üzerinde hak iddia edebilirler.

Boşanma sürecinde, eşler arasındaki ortak malların paylaşımı kanuni esaslara dayanır. Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından evlilik sırasında edinilen mallar eşit olarak taksim edilir. Boşanma sebebiyle mal paylaşımı konusunda dava açılabilir. Bu dava boşanma davası ile aynı anda değil, ayrı bir dava olarak açılmalıdır. Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra incelenir. 

Mevcut Medeni Kanun 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu tarih öncesinde ve sonrasında malların paylaşımı farklı hukuki kurallara tabidir.

01.01.2002 Öncesi Dönem: Bu dönemde, mal kimin adına kayıtlı ise o kişinin kişisel malı olarak kabul edilir. 01.01.2002’den önce geçerli olan eski Medeni Kanunda, eşlerin malları üzerindeki temel rejim Mal ayrılığı rejimidir.

01.01.2002 Sonrası Dönem (Güncel Dönem): 01.01.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe giren güncel Medeni Kanun, evlilik sırasında edinilen malların yarı yarıya bölüşülmesine dayalı edinilmiş mallara katılma rejimini benimsemiştir. Bu rejimle, evlilik süresince elde edilen mallar, bazı istisnalar haricinde, eşler arasında eşit şekilde paylaşılır.

Her iki dönemde de evlenmeden önce alınan mallar, adına kayıtlı oldukları kişinin şahsi malı olarak sayılır ve boşanma sırasında mal paylaşımı hesaplamasına dâhil edilmez.

Boşanma sırasında mal paylaşımı davası açılırken davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması önem taşır. Bu sayede, mal paylaşımının daha adil ve kanuna uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanabilir. 

Boşanmalarda Mal Paylaşımı

Boşanma süreci, yalnızca iki insanın yollarını ayırmakla kalmaz, aynı zamanda bir zamanlar paylaşılan mal varlıklarının bölüşülmesini de gerektirir. Evlenmeden önce eşlerin çoğu, hangi bir evlilik sözleşmesi yapmazlar. 

Bu durumda, boşanmalarda mal paylaşımı, yasal mal rejimi çerçevesinde işler. Türkiye’de yasal mal rejimi, ‘edinilmiş mallara katılma rejimi’ olarak bilinir ve boşanma halinde eşlerin evlilik birliği içerisinde edindiği malların yarı yarıya bölüşülmesini esas alır.

Boşanma gerçekleştikten sonra, mal paylaşımını düzenleyen dava ayrıca açılır. Önemli bir nokta, boşanmalarda mal paylaşımı davasının, boşanma davası ile eş zamanlı ancak ayrı olarak açılabilmesidir. Eğer mal paylaşımı davası, boşanma davasıyla birlikte açılırsa, mahkeme bu davayı, boşanma kararının kesinleşmesini bekleyen bir konu olarak ele alır. Bunun anlamı, mal paylaşımı davası, boşanma kararı kesinleştikten sonra görülmeye başlar.

Bu süreç, evlilik boyunca edinilen ve taraflar için önemli olan menkul veya gayrimenkul malların, evliliğin sona ermesiyle birlikte hakkaniyetli bir paylaşıma tabi tutulmasını sağlar.  Boşanma ve mal paylaşımı davalarının dikkatli ve uzman bir avukat desteği ile yürütülmesi önerilir. 

Boşanmalarda Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Evlenen çiftlerin evlilik hayatı boyunca edindiği veya evlilik öncesi sahip oldukları malların, mal rejimi ilkesi çerçevesinde yönetilmesi ve evlilik birliğinin sonlanması halinde nasıl paylaşılacağı, mal rejiminin temel taşlarındandır. Mal rejimi, eşlerin mal varlıkları üzerindeki haklarının ve yükümlülüklerinin, özellikle de bir evlilik bittiğinde nasıl paylaşılacağının belirlendiği hukuki kurallar bütünüdür.

Türk Medeni Kanununda birden fazla mal rejimi bulunmakta ve çiftler, bunlar arasından tercih yapabilirler. 

Evlilik birliğinin sonlanmasıyla birlikte çiftlerin mal rejimi çerçevesinde birikmiş olan ortak ya da şahsi mallarının, kanunlara ve seçilen mal rejimine bağlı olarak adil bir şekilde paylaştırılması gereklidir. Mal rejiminin tasfiyesi, bu süreçteki hukuki prosedürleri ve gerekli hesaplamaları kapsar ve tarafların mali haklarını korumayı amaçlar.

Boşanma ve mal paylaşımı davası birlikte açılır mı? Mal paylaşımı davası, boşanma davasından bağımsız ve ayrı bir dava olarak ele alınır. Eşler, öncelikle boşanma davasını açmalı, iki davayı birlikte açmamalıdırlar. Boşanma davası devam ederken, mal paylaşımı davası da ayrı bir dava olarak açılabilir. Mahkeme, boşanma kararı kesinleşene kadar mal paylaşımı davasını beklemeye alır. Boşanma kararı kesinleştikten sonra, mal paylaşımı davasına geçilir ve bu davanın yargılaması başlar.

Boşandıktan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açma Süresi

Boşanma süreçleri her çift için zorlu bir dönemi temsil eder ve bu sürecin bir parçası olarak, boşandıktan sonra mal paylaşımı davası önemli bir konudur. Bu tür bir dava, çiftlerin evlilikleri sırasında edindikleri mal varlıklarını adil bir şekilde bölüşümlerini sağlamak için gereklidir. Ancak, dava açma süresi konusunda belirlenen yasal sınırlar bulunmaktadır.

Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık bir süre içerisinde mal paylaşımı davası açılması gerekmektedir. Bu süre sınırlaması  zamanaşımı süresini ifade eder.

Zaman aşımı süresinin dolduğu hallerde, ne yazık ki, mal paylaşımı talebinde bulunmak artık mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, boşanma sonrasında haklarınızın korunabilmesi için belirtilen süre içinde harekete geçmek büyük bir öneme sahiptir.

Mal Paylaşım Davası Ne Kadar Sürer?  Paylaşılacak mal varlıklarının çeşidi, miktarı ve dağılımı gibi faktörler davanın karmaşıklığını etkiler ve süreci uzatabilir.

Anlaşmalı Davada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma sürecinde eşler, mülkiyet ve varlıkların dağılımını karşılıklı anlaşmayla belirleyebilirler. Bu, her iki tarafın da boşanma protokolü içinde yer verdikleri özgür bir karardır. Mal paylaşımı, genellikle varlıkların yarı yarıya bölünmesi şeklinde olabileceği gibi, eşlerin tercih ettiği herhangi bir oranda ya da yöntemde de gerçekleştirilebilir.

Eşlerden biri, anlaşmalı davada mal paylaşımı konusunda, belirli mülkler üzerindeki tüm haklarından vazgeçmeyi seçebilir. Böyle bir feragat yapılacaksa, bu kararın boşanma protokolünde açıkça ifade edilmesi gerekmektedir. Mal paylaşımında feragat, protokol metninde net bir şekilde yer almalıdır.

Protokolde mal paylaşımına ilişkin net bir hüküm bulunmuyorsa, anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra taraflar, mal paylaşımıyla ilgili davalarını açmak için 10 yıllık bir zamanaşımı süresine sahip olurlar. 

Anlaşmalı boşanmada, adil ve kabul edilebilir bir mal paylaşımı protokolünün hazırlanması, gelecekte olası anlaşmazlıkları önlemeye yardımcı olacağı için önemlidir. Eşler arasındaki mal paylaşımı anlaşmasını, boşanma protokolüne dahil etmek, işlemi kolaylaştırır ve her iki taraf için de netlik sağlar. Bu nedenle, eşlerin mal paylaşımına dair kararlarını ve anlaşmalarını net bir biçimde belgelemeleri ve protokole eklemeleri önem taşımaktadır.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açılır Mı? Eğer boşanma protokolünde bu tür anlaşmalar net bir şekilde belirtilmemiş ve mahkeme kararına dahil edilmemişse, boşanmadan sonra bir taraf mal paylaşımı konusunda yeni bir dava açabilir. 

Anlaşmalı boşanma süreçlerinde eşlerin mal paylaşımı konusunda da mutabık kalmaları önemlidir. Anlaşmalı boşanmada, tarafların boşanmaya bağlı talepler konusunda anlaşmaları zorunludur. Boşanmaya bağlı talepler ise; maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasından oluşmaktadır.  Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanmaya bağlı talepler kapsamda değerlendirilmez.

Yargıtay, anlaşmalı boşanmada tarafların mal rejimine ilişkin tasfiyeden doğan haklarından feragat ettiklerini açıkça belirtmeleri gerektiği yönünde bir görüş benimsemektedir. Tarafların düzenledikleri boşanma protokollerinde “mal rejimi tasfiyesi kapsamında herhangi bir talebim yoktur” şeklinde ifadeler ile mal rejimi taleplerinin de feragat edildiğini içermektedir.

Yargıtay, “Tarafların birbirlerinden hiçbir maddi veya manevi tazminat talepleri yoktur. Herhangi bir gayrimenkul mal varlıkları da yoktur, anlaşmazlık da bulunmamaktadır” şeklindeki beyanları, mal rejiminden doğan alacak taleplerinden feragat olarak görmemektedir. 

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı sırasında yapılacak protokollerin açık ve anlaşılır olması ve her iki tarafın haklarını koruyacak biçimde düzenlenmesi önemlidir. Tarafların, mal paylaşımını da içine alacak boşanma protokolü yazmaları önerilir. Anlaşmalı boşanma protokollerinde mal paylaşımı konusunun eksiksiz ve net bir biçimde ele alınmasının, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları önleyeceği unutulmamalıdır.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, tarafların en çok dikkat etmesi gereken konuların başında gelir. Boşanma esnasında, karşılıklı anlayış ve uzlaşı ile eşler, mal varlıklarını paylaşabilir ya da mal rejiminin tasfiyesi için var olan haklarından feragat edebilirler. Bu süreçte, eşlerin anlaşmalı boşanma protokolü içerisindeki her bir maddeyi açık ve net bir şekilde saptamaları son derece önemlidir. Metinde belirsiz ifadeler veya çeşitli yorumlara açık olabilecek ifadelerden kaçınmak gerekmektedir.

Eşlerin, evlilik süresince biriktirdikleri ortak mal varlığı konusunda yeterli ve net bir anlaşmaya varmaları, mal rejiminin tasfiye edildiğine işaret eder. Böylece ileride ayrıca bir mal rejimi tasfiye davası açma ihtiyacı ortadan kalkar. Ancak, paylaşılacak malların sadece bir kısmına ilişkin bir anlaşma mı yoksa tüm edinilmiş mallarına dair bir anlaşma mı yapıldığı, eşlerin gerçek niyetlerinin dikkatlice incelenmesini gerektirir.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımını daha sonraya ertelemek isteyen çiftler için, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava yoluyla mal varlıklarının tasfiye işlemi talep edilebilir. Böylece taraflar, boşanma sürecinde üzerinde uzlaşmadıkları maddi konuları daha sonradan  ele alma şansını korurlar.

Özetle, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, eşler arasında iyi bir iletişim, açık anlaşma maddeleri ve karşılıklı anlaşmayla sağlanabilir. 

Anlaşmalı Boşanma Sonrası Tapu Devri Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanmanın ilk adımı, çiftlerin üzerinde anlaşmaya vardıkları mülkiyet ve varlıkların nasıl paylaşılacağını detaylandıran bir boşanma protokolü hazırlamaktır. Tapu devri de bu protokolde yer alır. Hazırlanan boşanma protokolünün her iki tarafça kabul edilmesinin ardından, protokol noter huzurunda onaylatılabilir. Noter onaylı protokol ile birlikte tapu dairesine başvuruda bulunabilirsiniz. 

Anlaşmalı boşanma protokolünün mahkeme kararına yazılmasıyla elinizde bir mahkeme ilamı olacaktır. Boşanmaya ilişkin mahkeme kararında hangi taşınmazın hangi eşe ait olacağı belirlenmiş olur. Mahkeme kararı ile de tapuda devir işlemi yapabilirsiniz. 

Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı

Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı boşanma davası içinde ele alınmaz. Mal paylaşımının gerçekleştirilmesi için ayrı bir dava olan mal rejiminin tasfiyesi davası açılmalıdır.

Mal rejiminin tasfiyesi davası, çekişmeli boşanmanın kesinleşmesinin ardından incelenecektir; ancak siz bu davayı boşanma davasından hemen sonra açabilirsiniz. Bu davada tarafların evlilik sırasında edindikleri mal varlıklarının nasıl bölüşüleceği ele alınır. 

Boşanmada Ağır Kusurlu Eş Mal Paylaşımı

Boşanma sürecinde, evlilik birliğindeki yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmemesi kusur olarak adlandırılır. Eşlerin birbirlerine karşı olan sadakat, ortak giderlere katılma ve özen gösterme gibi yükümlülükleri, evlilik birliğinin temelini oluşturur. Bu yükümlülükleri yerine getirmemek, evliliğin sarsılmasına ve sonuçta boşanma davalarının açılmasına yol açabilir.

Boşanma davalarında kusur, davaya etki eden en önemli unsurlardan biridir. Boşanmada ağır kusurlu eş tanımı, evlilik birliğini bozucu davranışlar sergileyen taraf için kullanılır. Bu kapsamda, mal paylaşımı boşanma davalarının mühim konularından biridir ve ağır kusurlu eşin mal paylaşımındaki hakları, kusurun derecesine göre etkilenebilir.

Boşanma süreçlerinde, genellikle kusur oranlarının mal paylaşımına doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, boşanmada ağır kusurlu eş durumlarında, özellikle iki ciddi istisna bulunmaktadır; zina ve hayata kast. 

Eğer boşanma sebebi zina veya hayata kast ise; hakim, boşanmada ağır kusurlu eşin, mal paylaşımından alacağı pay oranının azaltılmasına veya tamamen ortadan kaldırılmasına karar verebilir. 

Evlendikten Sonra Alınan Ev Ortak Mı?

Evlilik sürecinde birçok çift için önemli olan konulardan biri, evlendikten sonra alınan mal varlıklarının durumudur. Peki, evlendikten sonra alınan ev ortak mı yoksa kişisel mal mı sayılır? Bu soruya cevap vermeden önce, evlilikte mal paylaşımının nasıl yapıldığını anlamak gereklidir.

Evlilik birliği içinde edinilen mallar genel olarak ortak mal kabul edilirken, bazı durumlar bu genel kuralın istisnası olabilir. Ortak mal olarak adlandırılan bu varlıklar, evlilik bitiminde her iki eş arasında eşit olarak paylaştırılan mallardır.

Ancak, eğer evlenmeden önce veya evlilik süresince sahip olunan kişisel mallardan elde edilen gelirle bir ev satın alındıysa, bu ev kişisel mal olarak değerlendirilir. Kişisel mallar, evlilikte ortak mallardan farklı tutularak, evliliğin sona ermesi durumunda paylaşım dışı bırakılır.

Bir evin kişisel mal olarak nitelendirilmesi için, satın alınmasında kullanılan paranın açıkça kişisel mal kategorisine girmesi gerekir. Örneğin: Eşlerden birinin miras yoluyla elde ettirdiği parayla alınan ev veya düğünde takılan altınların satılması neticesinde edinilen ev. Bu gibi durumlarda, malın kişisel olduğu ve evliliğin bitmesiyle diğer eşin bu maldan pay alamayacağı kabul edilir.

Mal paylaşımı öncesinde, hangi malların kişisel, hangi malların ortak olduğunun tespiti yapılmalıdır. Eşler arasında anlaşma yoksa veya mal paylaşımında  anlaşmazlık çıkarsa, bu konuda mahkeme karar verecektir.Sonuç olarak, evlendikten sonra alınan ev, eğer kişisel mallardan elde edilen gelirle satın alınmışsa, kişisel mal sayılır. Bu durumda evlilik sonrasında paylaşım dışı kalır. 

Evlendikten Sonra Alınan Araba Ortak Mı?

Evlilik süresince edinilen mallar ve bu malların evlilikte mal paylaşımına etkileri, çoğu evli çiftin kafasını karıştırabilir bir konudur. Pek çok kişi için evlendikten sonra alınan araba ortak mı veya evliyken alınan ev nasıl değerlendirilir gibi sorular sıkça dile getirilir. 

Edinilmiş mal, evliliğin devamı süresince elde edilen mal varlıklarını ifade eder. Evlilik birliği içinde edinilen arabalar, evler, dükkanlar ve benzeri gayrimenkul ya da menkul değerler genel olarak ortak mal, edinilmiş mal kabul edilir. Bu tür mallar, eşlerin ortak çabaları ile elde edildikleri varsayılarak, evlilik sona erdiğinde paylaşıma tabi tutulur.

Evlilikten önceki dönemde veya evlilik sırasında; miras, hediye veya kişisel birikim gibi kişisel mallar grubundaki varlıklarla alınan mallar, kişisel mal olarak kabul edilir. 

Evlendikten sonra alınan bir araba da, eğer bu satın alma işlemi evlilik birliği içinde ortak kazançlar ile alınmışsa ortak mal olarak görülür. Bununla birlikte, şayet bu araç sadece bir eşin kişisel malı veya geliri ile alınmışsa, bu durumda kişisel mal kategorisine girer ve mal paylaşımında diğer eşin hakkı olmaz.

Boşanmadan 1 Yıl Önce Satılan Mallar

Boşanma sürecinde mal paylaşımı, evlilik boyunca edinilen malların dağıtımını gerektirir. Eşler, evlilik süreci içinde edindikleri mallar üzerinde özgürce tasarrufta bulunabilir iken, boşanma davası açıldığında durum değişir. Boşanmadan 1 yıl önce satılan mallar da dahil olmak üzere, boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilen tüm mal varlıkları, mal paylaşımına tabi tutulur.

Eşler, boşanma öncesinde mal kaçırma amacıyla malları üçüncü şahıslara aktarsalar bile bu durum, mal paylaşımının hesaplanmasında göz ardı edilmez. Yani, boşanmadan 1 yıl önce satılan mallar da mal paylaşımı sürecinde değerleri bilirkişi marifetiyle tespit edilerek dikkate alınır.

Boşanma davası sonucunda mal paylaşımı yapılırken, borçlu tarafın mal varlığı diğer eşin hak edişini karşılamaya yetersiz kalırsa, alacaklı eş, Medeni Kanunun 241. maddesi uyarınca, karşılıksız kazandırmalar yoluyla malvarlığı devralan üçüncü kişilerden, kendi alacağının eksik kalan kısmını talep etme hakkına sahip olur.

Boşanma sürecinde mal paylaşımına dair herhangi bir karışıklığın önüne geçmek için, boşanmadan 1 yıl önce satılan mallar gibi konularda uzman bir avukattan hukuki destek almak oldukça önemlidir. 

Anne Babadan Kalan Mirasa Eş Ortak Olur Mu?

Anne babadan kalan mirasa eş ortak olur mu? Bu sorunun cevabı; eşlerin anne babalarından miras olarak kalan malları kişisel mallar olarak kabul edilir. Türk Medeni Kanununun 220. maddesi gereğince bu mallar,  mal rejimi tasfiyesinde, mal paylaşımında dikkate alınmaz ve eşlerin kişisel malı sayılır. Boşanma sırasında, miras olarak kalan malvarlığı değerleri, mal paylaşımına dahil edilmez.  Anne babadan kalan mallar yalnızca mirasın yasal sahibine ait olarak kabul edilir.

Mal paylaşımı sırasında kişisel mallar dışında edinilmiş mallar paylaşılır. Ancak mirastan elde edilen gelirler, örneğin kira gelirleri, edinilmiş mal sayılır ve bu gelirler üzerinden boşanma sonrasında eşlerin eşit pay hakkı bulunur. Özetle, miras olarak kalan bir konut kişisel mal olsa da, bu konuttan elde edilen kira gelirleri edinilmiş mallara dahil edilir ve katılma rejimi çerçevesinde paylaşıma tabi tutulur.

Sonuç olarak, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre eşler, miras yoluyla edinilen ana malvarlığını paylaşmazlar; ancak mirastan elde edilen gelirleri paylaşabilirler.

Eşlerin anne babadan kalan mirasa ortak olma durumu, mal rejimi kurallarına göre değişebilir. Bu nedenle, miras hukuku konusunda bir avukattan yardım almak, hak kayıplarını önlemede en iyi yaklaşım olacaktır. 

Evlilikte Mal Paylaşımı

Evlenme esnasında herhangi bir mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi devreye girer.

Bu rejim dahilinde, nikahın kıyılmasından sonra edinilen mallar, “edinilmiş mal” kategorisine girer. Özetle, eşler, evlilik süresince edindikleri mal varlıklarını, boşanmaları halinde eşit bir şekilde paylaşmak zorundadırlar. Boşanmalarda mal paylaşımı yapılırken dikkate alınması gereken hususlar şunlardır. Eşlerin evlilik süresince edindiği her şey (taşınmaz, taşınabilir, maaş, hisse senetleri vb.) Her eşin kişisel malları hariç tutulur (evlilik öncesi mal varlıkları ya da kişisel miras ve hediyeler gibi) Mal paylaşımında hakça bir dengenin sağlanması amaçlanır. 

Eşler hak ettikleri payı alabilmek için, evlilik süresince edindikleri mal varlıklarının değerini, tapu kayıt bilgileri, ruhsat bilgileri ve banka hesap bilgileri ile ispatlamak durumundadır. Bu sebeple, boşanma süreçlerinde mal paylaşımı ve tüm hukuki işlemler, konunun uzmanı avukatlar tarafından yürütülmelidir.

Yorum yapın