Sulh Hukuk Mahkemesi

Sulh Hukuk Mahkemesi, Türk yargı sisteminin temel taşlarından biri olup, özel hukukun belirli davalarını ele alan bir mahkemedir. Asliye hukuk mahkemeleri ile birlikte, genel mahkemeler kategorisinde değerlendirilir. Sulh Hukuk Mahkemeleri tek hakimle yargılama yapar.

Sulh Hukuk Mahkemelerinin ana işlevi, ilgili kanun maddeleri çerçevesinde kendisine atfedilen dava türlerine bakmaktır. Hızlı ve etkin bir yargılama süreci sunarak, vatandaşların hukuki sorunlarının çözümünde önemli bir rol oynar.

Her yargı çevresinde kurulması zorunlu olan Sulh Hukuk Mahkemeleri, yargı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve ulaşılabilir olması açısından büyük önem taşıyor. Adaletin hızlı ve etkin bir biçimde tecellisi için gereken altyapı ve organizasyona sahiptir.

 Sulh Hukuk Mahkemesinin Görevleri Nelerdir?

Sulh Hukuk Mahkemesi, değer veya miktarına bakılmaksızın çeşitli hukuki konularda yetkili ve sorumlu olan bir mahkemedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 4 uyarınca, sulh hukuk mahkemesinin görev alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Çekişmesiz yargı işleri, ki bu işler genellikle Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ifa edilir.
  • Arabuluculuk sonucu hazırlanan anlaşma belgesine icra edilebilirlik kazandırılması.
  • Arabuluculuk faaliyeti ile ilgili itirazların değerlendirilmesi 
  • Arabuluculuk bürolarının, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği bir Sulh Hukuk hâkiminin gözetimi altında görev yapması
  • İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla kiralanan taşınmazların tahliyesi dışında, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar da dâhil tüm davalara bakma yetkisi.
  • Ortak mülkiyetin giderilmesi ve mal paylaşımına ilişkin davalara bakma yetkisi.
  • Sadece zilyetliğin korunmasına yönelik davalar.
  • Kanunla sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği diğer davalara bakma yetkisi.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Bakmakla Görevli Olduğu Davalar

Sulh Hukuk Mahkemeleri, hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği yer olarak bilinir ve temelde üç kategorideki davaları ele alır. İlk olarak, kira davaları bu mahkemelerin görev alanına girer. Kiracı ve ev sahibi arasında sözleşme şartlarına ilişkin çıkabilecek her türlü problem bu mahkemede çözülür. İkinci olarak, kişilerin vefat etmesi sonucu ortaya çıkan ve miras haklarına ilişkin uyuşmazlıkların görüldüğü miras davaları da Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ele alınan davalardandır. Son olarak, ortaklar arasındaki mülkiyet, işletme veya başka tür bir ortaklığın sonlandırılması, dağıtılması gibi konularda doğan uyuşmazlıkları düzenleyen ortaklık davaları da bu mahkemelerin yetkisindedir.

Sulh hukuk mahkemesinin bakmakla görevli olduğu bazı özel hukuk davaları:

  • Kat Mülkiyetinden Kaynaklanan Davalar: Apartman daireleri ve diğer kat mülkiyeti ile ilgili hususlarda çıkan uyuşmazlıkların çözümü.
  • Ortaklığın Giderilmesi Davası: Ortak mülkiyetin bölünmesiyle ilgili davalar.
  • Kiralananın Tahliyesi Davası: Kiracının kiralık alanı boşaltması ile ilgili talepler.
  • Kira İlişkisinden Kaynaklanan Tespit Davası: Kira sözleşmesiyle ilgili belirsizliklerin ve anlaşmazlıkların tespiti ve çözümü.
  • Kira Bedelinin Uyarlanması Davası: Piyasa koşullarına göre kira bedelinin yeniden düzenlenmesini talep edilen durumlar.
  • Kira Sözleşmesinin Feshi : İptali söz konusu olan kira sözleşmeleri hakkında karar verme.
  • Terekenin Tespiti Davası: Miras bırakılan mal varlıklarının belirlenmesi için açılan dava.
  • Miras Ortaklığına Temsilci Atanması: Mirasın yönetimi için temsilci atama süreci.
  • Mirasın Reddi Davası: Mirasın kabul edilmemesi ile ilgili dava.
  • Terekenin Borca Batık Olduğunun Tespiti Davası: Miras bırakılan mal varlığının borçları karşılamadığının belirlenmesi.
  • Kayyım Atanması ve Kayyımlık İle İlgili Diğer Davalar: Yetkisiz kişilerin mallarını korumak veya yönetmek amacıyla kayyım atanması.
  • Vasi Atanması veya Vasinin Görevinden Çekilmesi Davası: Velâyet altındaki kişiler için vasi atama veya mevcut vasinin değiştirilmesi ile ilgili davalar.
  • Vasiyetnamenin Açılması: Vasiyetnamenin yürürlüğe girmesi ve içeriğinin tespiti.
  • Tek Başına Açılan Zilyetliğin Korunması Davası: Bir malın fiili sahipliği ile ilgili uyuşmazlıklar, ancak eğer zilyetliğin tespiti ile birlikte açılmışsa asliye hukuk mahkemesi yetkilidir.
  • Arabuluculuk Uygulamasında İcra Edilebilirlik Şerhi Verilmesi: Uzlaşmayla sonuçlanan anlaşmazlıkların yasal bağlayıcılığına dair karar verilmesi.
  • Çocuk Mallarının Korunması Davası: Reşit olmayan çocukların mal varlığının yönetimi ile ilgili davalar.

Her dava kendi özgünlüğünde değerlendirilir ve tarafların haklarının korunması amacıyla titizlikle ele alınır.

Sulh Hukuk Mahkemesi  ve Yargılama Usulü

Yargı sistemi içinde, hukuki uyuşmazlıkların niteliğine ve açılan davanın mahiyetine bağlı olarak farklı yargılama usulleri benimsenmektedir. Hukuk ihtilaflarını çözümleyen mahkemeler arasında sulh hukuk mahkemesi; daha hızlı bir yargılama süreci için ‘basit yargılama usulünü esas alır.

Asliye Hukuk Mahkemeleri ile kıyaslandığında Sulh Hukuk Mahkemesi, yazılı yargılama usulünün aksine daha az formalite içeren ve esnekliğe imkan veren bir yapıdadır.

Sulh Hukuk Mahkemesinde Dava Sürecinin İşleyişi

Sulh hukuk mahkemesi, farklı hukuki uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulduğu yerel mahkemelerdendir. Davanın başlangıcı, mahkemeye ilgili kanunlara uygun hazırlanmış bir dava dilekçesi ile başvurulmasıyla gerçekleşir. Dava dilekçesi, başvuruda bulunan tarafın taleplerini ve gerekçelerini içermelidir. Sulh hukuk mahkemesinde dava açmak isteyen kişi bu dilekçeyi mahkemeye sunduğunda resmi olarak dava süreci başlamış olur.

  1. Dava Dilekçesi Teslimi: Davacı, dava dilekçesini mahkemeye teslim eder ve böylece dava resmen açılmış olur.
  2. Cevap Dilekçesinin Verilmesi: Davalı taraf, kendisine tebliğ edilen dava dilekçesini aldıktan sonraki 2 haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi ile yanıt vermelidir.
  3. Tahkikat Aşaması: Her iki tarafın iddiaları ve sunduğu deliller, tahkikat aşamasında değerlendirilir. Bu süreçte tanık dinlemeleri, bilirkişi incelemeleri ve gerekli belgelerin incelenmesi gibi adımlar yer alır.
  4. Duruşma: Tarafların ve tanıkların dinlenmesi, delillerin sunulması ve avukatların mütalaalarının değerlendirilmesi duruşmalar esnasında gerçekleşir.
  5. Karar Aşaması: Mahkeme tarafından yapılan incelenme ve değerlendirmeler sonucunda bir hüküm verilir. Hüküm, davanın sonucunu belirleyen ve yargılama sürecini sonlandıran karardır.

Sulh hukuk mahkemesindeki yargılama süreci, belirlenen adımlar ve usul dahilinde titizlikle işletilir. 

Sulh Hukuk Mahkemesi ve Görevsizlik Kararı

Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının ardından, ilgili dava dosyasının yetkili mahkemeye iletilmesi için özel bir süreç izlenir. Görevsizlik kararı verildiği anda, sulh hukuk mahkemesi yalnızca dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi yönünde bir karar vermekle yükümlüdür. Dava dosyasını kendiliğinden görevli mahkemeye gönderme yetkisi bulunmamaktadır.

Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık bir süre tanınmakta ve bu süre içinde görevsizlik kararını veren sulh hukuk mahkemesine başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi gerekmektedir. Bu iki haftalık süre hak düşürücü bir süre olduğundan, mahkeme tarafından re’sen takip edilir ve eğer bu süre içerisinde başvuru yapılmazsa, davanın hiç açılmamış sayılmasına karar verilir.

Karara itiraz söz konusu ise, taraflar sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararına karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde üst mahkemeye, yani istinaf mahkemesine, başvuruda bulunabilirler. İstinafa yapılan başvurunun ardından, bölge adliye mahkemesi olarak bilinen istinaf mahkemesi tarafından verilecek karar, görev konusunda kesin nitelik taşır ve daha sonraki başvurular için de esas alınır.

Taraflar, bu süreçte hukuki haklarını korumak ve davalarını ilerletebilmek için belirtilen süreler içinde gerekli işlemleri yapmalıdırlar.

Sulh Hukuk Mahkemesinin Kararına Karşı İstinaf ve Temyiz Başvurusu

Sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf başvurusu, verilen kararı hem maddi vakıa hem de hukuki yönlerden üst mahkemede yeniden inceletmeyi amaçlar. İstinaf başvurusu için süre, ilgili kararın usule uygun olarak taraflara tebliği tarihinden itibaren iki haftadır.

İstinaf başvurusu nasıl yapılır? İstinaf istemini içeren dilekçe, aleyhine başvuru yapılan sulh hukuk mahkemesine verilerek bölge adliye mahkemesine iletilir. Ancak, istinafa başvurulabilmesi için belirli şartlar bulunmaktadır.

  • İstinaf başvurusuna konu olan malvarlığına ilişkin dava değeri, 28.250 TL’nin üzerinde olmalıdır (2024 yılı için). Bu miktarın altındaki kararlar kesindir ve istinafa konu edilemez.
  • Ara kararlara genellikle istinaf başvurusu yapılamaz. Ancak, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi bazı durumlarda, kesin karar beklenmeden istinafa başvurulabilir).
  • Sulh hukuk mahkemesinin verdiği kararlara yönelik istinaf mahkemesi kararları genellikle kesin olup, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Ancak, kira ilişkisinden doğan ve temyiz sınırlarını aşan alacaklar dışında, HMK m. 4’te belirtilen ve özel kanunlarda sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına giren davalarda istinaf kararları kesindir ve Yargıtay’a temyiz edilemez.

Herhangi bir hukuki uyuşmazlık sonucu Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan kararlara katılmıyorsanız, yasal itiraz hakkınızı kullanabilirsiniz. İtiraz süreci, alınan kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar ve belli bir süre içinde yapılması gerekmektedir.

Yorum yapın