Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası


Nüfus kütüğünde yanlış veya eksik bilgiler yer aldığı durumlarda, ilgililer tarafından veya Cumhuriyet savcısı tarafından başlatılabilen dava sürecine “nüfus kayıt düzeltilmesi davası” adı verilmektedir. Bu dava, nüfus kayıtlarını gerçek bilgilerle uyumlu hale getirme amacı taşır.

Nüfus kayıtları, yasal olarak doğru ve güncel bilgileri içermeli, kişinin gerçek durumunu yansıtmalıdır. Ancak, zaman zaman kayıtlarda hatalar olabilir veya kişisel durum değişiklikleri kayda geçmeyebilir. İşte bu gibi hallerde, “nüfus kaydının düzeltme davası” devreye girmektedir.

Nüfus kayıt düzeltmesi davası, bir kişinin nüfus sicili kayıtlarında yer alan ve gerçek duruma uymayan bilgilerin düzeltilmesi için açtığı davadır. 

Nüfus sicili, kişilerin ismi, soyismi, yaş, cinsiyet, doğum, ölüm, evlenme, çocuk sahibi olma ve boşanma gibi şahsi bilgileri içeren resmi bir kayıttır. Bu bilgilerin doğruluğu yasal sonuçlar doğurur; ancak eğer bir kayıtta hata olduğu tespit edilirse, Medeni Kanunun 39. maddesi uyarınca düzeltilmesi için mahkemeye başvurulabilir.

Nüfus sicil kayıtları, aksi ispat edilmediği sürece geçerlidir. Yani, kayıtlarda yanlışlık yer aldığını iddia ediyorsanız, bunu kanıtlamanız gerekir. Aksi ispat edildiğinde ve mahkeme tarafından kabul edildiğinde, nüfus sicili kayıtlarında gerekli düzeltmeler yapılır.

Bu davalarda amaç, nüfus kütüğünde yer alan bilgilerin kişinin gerçek durumunu doğru bir şekilde ifade etmesini sağlamaktır. Yanlış beyanlar ve yanıltıcı işlemlerle yapılmış olan kayıtların düzeltilmesi veya güncellenmesi mümkündür. Bu davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Nüfus Hizmetleri Yönetmeliği’nin 143. maddesi uyarınca, nüfus kaydı bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesi gerektiğinde yasal süreç işletilmelidir. Mahkeme kararı olmadan nüfus kütüğünde yer alan bilgiler değiştirilemez.

Örneğin, yanlış veya yasaya aykırı beyanlarla aile kütüğünde bir başkasının çocuğu olarak kaydedilen kişilerin durumlarının düzeltilmesi söz konusu olabilmektedir. Nüfus kayıt düzeltme davaları sonucunda, kişinin kaydının mevcut hanede kalarak, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 7. maddesi gereğince, mahkeme kararıyla değiştirilmesi ya da düzeltilmesi sağlanabilir.

Eğer mahkemenin kararıyla kişinin aile hanesi kaydı tamamen değişiyorsa, bu durumda dava nüfus kayıt düzeltme davası olmaktan çıkıp, soybağı davasına dönüşmektedir.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasının Açılma Süreci

Bu davayı açmak isteyen kişilerin ilk adım olarak bulundukları yerin nüfus müdürlüğüne düzeltme talebinde bulunmaları gerekmektedir. 

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, kişinin yaşamının birçok alanını etkileyebilecek önemli bir hukuki yoldur. Bu yüzden, yanlış veya eksik nüfus sicil bilgisi bulunan her bireyin, sorunsuz bir yaşam sürdürebilmek için bu hakkını kullanması önerilir.

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, vatandaşların nüfus müdürlükleri tarafından tutulan ve resmi kimlik bilgilerinin olduğu nüfus sicil kayıtlarını düzelttirmek veya iptal ettirmek amacıyla açtıkları hukuki süreçleri de kapsar. Bu davalar, genellikle nüfus müdürlüğü tarafından yapılan yazım yanlışları, tarih hataları gibi maddi hataların giderilmesi gibi önemli konularda açılmaktadır.

Nüfus Kaydı Yanlışlıkları ve Düzeltme Süreci

Nüfus kayıtlarında meydana gelen hataların düzeltilmesi için nüfus kayıt düzeltilmesi davası açılabilir. Bu davalarda hatalı kaydın düzeltilmesi için adli süreçler takip edilir. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında, kayıt düzeltme davaları nüfus müdürünün veya tarafından görevlendirilen bir nüfus memurunun nezaretinde görülerek, tarafların sunacağı deliller toplanır ve nihai karar verilir. Toplanan deliller ışığında mahkeme yanlış nüfus kaydının düzeltilip düzeltilmeyeceğine karar verecektir.

Anneyle çocuk arasında soybağı, doğumla kurulmuş kabul edilir. Bu sebeple anne ve çocuk arasında soybağı kurulumu için dava açılmasına gerek yoktur. Fakat, çocuğun biyolojik annesinin kim olduğunun tespiti için dava açılabilir. Kayıt hataları nedeniyle yanlışlıkla başka bir kadının çocuğu olarak nüfus kütüğüne yazılmış bir çocuğun, bu kayıtlı olduğu kadın ile soybağı kurulduğu anlamına gelmez. Hataların düzeltilebilmesi için, soybağı davası değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılmalıdır. 

Nüfus kayıt düzeltmesi davası süre sınırı olmaksızın açılabilir ve Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülür. Bu davanın önemli bir özelliği, tespit davası niteliği taşımasıdır; yani mahkeme, mevcut durumu hukuki olarak tespit eder ve nüfus sicil kaydının buna uygun olarak düzeltilmesine karar verir.

Kimler Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Açabilir?

Nüfus sicil kaydında yanlışlık veya eksiklik bulunan herkes, kayıtların düzeltilmesi için dava açma hakkına sahiptir. Bu duruma örnekler şunlar olabilir:

  • Ad, soyad, doğum tarihi ve yeri gibi kişisel bilgilerdeki hatalar.
  • Vatandaşlık durumu ile ilgili yanlışlık veya noksanlıklar.
  • Neseb yoluyla soybağının kesinleştirilmesi gereken durumlar.

Bu dava tipi, nüfus kayıtlarında yanlışlık veya eksiklik bulunan bireyler ya da hukuki bir çıkar ilişkisi olan kişiler tarafından başlatılabilir.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Kime Karşı Açılır?

Nüfus kayıt bilgilerinin düzeltilmesi sürecindeki hukuksal işlemlere dair merak edilen en önemli sorulardan biri, nüfus kayıt düzeltilmesi davası kime ya da kimlere karşı açılabilir? 

Davanın, ilgili nüfus müdürlüğüne karşı açılması gerekir. 

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasında Değiştirilebilecek Bilgiler

Nüfus kaydında yer alan bazı bilgilerin değiştirilmesi için nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılabilmesi mümkündür. Bu davanın kapsamı ve ilgili işlemler şunlardır:

  • Ad ve Soyadı Değişikliği: Kişiler çeşitli nedenlerle ad ve soyadlarını değiştirebilirler. Evlilik sebebiyle ya da bizzat kişinin talebi üzerine bu tür değişiklikler yapılabilir.
  • Cinsiyet Değişikliği: Mahkeme kararı ile cinsiyetin değişmesi durumunda ya da hatalı kayıt durumunda, dava açılabilir.
  • Doğum Tarihi ve Yaş Düzeltmesi: Yanlış beyan ya da hata sonucu nüfus kaydına yanlış işlenmiş doğum tarihlerinin düzeltilmesi için dava açılabilir.
  • Nüfus Kaydının İptali: Hata veya usulsüzlük sebebiyle mükerrer (birden fazla) oluşan nüfus kaydının tamamen iptali talep edilebilir.
  • Babalık ve Soybağının Reddi: Baba olduğu iddia edilen bir kişi, soybağının reddi davası açarak bu iddiayı mahkemede çürütebilir.
  • Din Değiştirme: Kişinin din veya inanç değişikliği nüfus kaydına işlenmesini gerektirebilir.
  • Gaiplik Kararı: Uzun süre haber alınamayan ve ölmesi muhtemel olduğu düşünülen kişiler için gaiplik kararı alınabilir. Bu süre kayıp kişi için genellikle 1 yıl, kesin ölümüne dair delil olmaksızın haber alınamayanlar için ise 5 yıldır.
  • Kişisel Durum Sicillerinin Düzeltilmesi: Evlilik, boşanma gibi kişisel durum değişiklikleri nüfus sicillerine doğru bir şekilde işlenmelidir.
  • Yaş Değiştirme: Hatalı olarak kaydedilmiş ya da değiştirilmesi gereken yaş bilgisi için dava açılabilir.
  • Anne-Baba Adı Değiştirme: Anne ya da babanın adının yanlış yazılmış olması durumunda düzeltilme talebinde bulunulabilir.

Bu işlemlerin her biri için geçerli işlemler ve yasal gereklilikler bulunmaktadır. Bu sebeple, nüfus kaydında değişiklik yapılması talebiyle dava açmadan önce, ilgili hukuki süreç hakkında detaylı bilgi alınması ve bir avukatla çalışılması tavsiye edilir.

Nüfus Kayıt Düzeltilmesi Davasında DNA Testinin Önemi

Öte yandan, bir kişinin anne ve baba adlarının resmi kayıtlarda değişikliğe uğramasıyla miras hukuku açısından önemli sonuçlar doğabilir. Örneğin, davalının mirasçılık hakkının etkilenebileceği durumlar ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlar, nüfus kayıt düzeltilmesi davasında DNA Testi yapılmasını önemli kılar. Zira, doğru nüfus kaydının oluşturulması sadece bireysel menfaatler açısından değil, aynı zamanda kamu düzeninin korunması açısından da önemlidir. Bu bağlamda, DNA testinin yapılması hem mirasçılık sıfatının doğru bir şekilde tespiti hem de hukuki sonuçların sağlıklı bir şekilde netleştirilmesi için faydalı olacaktır.

Ayrıca, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 38. maddesine göre, dayanak belgede yer aldığı halde nüfus kütüklerine yanlış, eksik ya da hiç yazılmamış bilgilerle ilgili düzeltmeler, mükerrer kayıtlar ve maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlanması gereklidir. Bu konuda yapılabilecek düzeltme işlemleri Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanması Yönetmeliği’nin 79. maddesine göre, Genel Müdürlük veya ilgili nüfus müdürlükleri tarafından gerçekleştirilir. Dolayısıyla, Nüfus Kayıt Düzeltilmesi Davasında DNA Testi kullanılarak yapılan değişiklikler, hukuki tartışmalara son verebilir ve kişinin haklarının korunmasına öncülük edebilir.

Nüfus Kayıt Düzeltme ve Soybağı Davası Arasındaki Fark

Soybağı davaları ile nüfus kayıt düzeltilmesi davaları, taraflar, dava açma süreleri ve ispat kuralları açısından farklılıklar gösterir. Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında ele alınan bu iki tür dava, belirli prosedürler çerçevesinde işlem görür.

Örneğin, soybağı düzeltimi davasında, kişinin biyolojik olarak bağlı olduğu üstsoy veya altsoy ile arasındaki doğal ve biyolojik bağın hukuki açıdan tanınması ve bu doğrultuda sicil kayıtlarının değiştirilmesi hedeflenir. Nüfus kayıt düzeltmesi davası ise daha ziyade nüfus sicilinde meydana gelen bir hatanın düzeltilmesiyle ilgilenir.

Nüfus kayıtlarındaki yanlışlıkların düzeltilmesi için açılan davalar, kanunda belirli maddeler altında düzenlenmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, nüfus kütüklerindeki kayıtlar, mahkeme kararı olmaksızın düzeltilmez. Ancak maddi hatalar, 5490 sayılı Kanun’un 38. maddesi ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin (NHKUİ) 79 ve 80. maddeleri çerçevesinde düzeltilir.

Mahkeme kararı gerektiren durumlar dışında, maddi hatalar nüfus müdürlüklerince düzeltilebilir. Genel olarak, nüfus kütüklerine işlenmiş olan bireysel bilgilerin yanlış veya eksik tescil edilmiş olmaları ya da mükerrer kaydın bulunması durumları maddi hata olarak kabul edilir ve ilgili müdürlüklerce düzeltilebilir.

Soybağı davaları, bir kişinin soybağını yani biyolojik aile bağını tespit etmek ya da çürütmek için açılır. Soybağının kurulması veya reddi gibi kişisel durumlarda mahkeme kararı gerekmektedir. Bu tip davalar daha karmaşık yasal süreçleri içerebilir ve tarafların soybağı iddialarını kanıtlamak için çeşitli deliller sunması beklenir.

Her iki dava türünde de tarafların kim olabileceği, dava açma süreleri ve tanıkların, belgelerin ya da diğer kanıtların nasıl sunulacağı gibi konularda ciddi ayrımlar vardır. Soybağı davalarında genellikle aile üyeleri karşılıklı olarak dava açabilirken, nüfus kayıt düzeltilmesi davalarında genellikle bireyin kendisi tarafından veya kanuni temsilcileri aracılığıyla harekete geçilir.

Nüfus kayıt düzeltilmesi davalarında ispat yükü genel olarak daha basittir, sadece maddi hataların düzeltildiği belgelerin sağlanması gerekirken, soybağı davalarında ispatlama süreci daha karmaşık olabilir ve genetik testler gibi kapsamlı deliller gerektirir. 

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, sadece soybağını etkilemeyen ve kişinin aynı hanede kalması koşuluyla yapılan düzeltmeleri içerir. Burada önemli olan, verilecek kararla ilgilinin hane kaydının taşınmasını gerektiren bir değişiklik yapılıyorsa, bu durumda dava, nüfus düzeltim davası olmaktan çıkarak, soybağı davasına dönüşür. Soybağı davalarında ise, eğer dava lehine sonuçlanırsa, kişinin kaydı başka bir haneye taşınır ve yeniden bir soybağı oluşturulur.

Her iki dava türü de kişilerin resmi kimlik bilgilerinin doğru ve güncel olmasını sağlamak amacıyla büyük bir rol oynamaktadır. 

Nüfus kayıt düzeltmesi davası, kişisel durumla ilgili davalar arasında yer alır ve bu tür davalarla hem ortak yönler barındırır hem de kendine özgü farklılıklar gösterir. Nüfus kayıt düzeltmesi davası, genellikle nüfus sicilinde yer alan yanlış bilgilerin düzeltilmesi gerektiğinde açılır. Bu durum, soybağı düzeltim davasından önemli bir şekilde ayrılır.

Soybağı düzeltimi davası, soybağının yanlış tespit edilmesinden kaynaklanan ve kişinin gerçek soybağını yansıtmayan kayıtların düzeltilmesini amaçlar. Burada, soybağına ilişkin yanlışlığın nüfus siciline yansıması bir hukuki sonucu doğurur. Nüfus kayıt düzeltmesi davasında ise sicildeki yanlışlık, nüfus sicilinin gerçeklere uygun hale gelmesi için düzeltilmelidir.

  • Nüfus Kayıt Düzeltilmesinde Ana Amaç: Nüfus sicilindeki hatayı düzeltmek, kişinin yasal belgelerdeki statüsünü gerçek duruma uygun hale getirmektir.
  • Soybağı Düzeltiminde Ana Amaç: Soybağı ile ilgili yanlış anlaşılmayı gidermek ve kişinin soybağını doğru olarak tespit etmektir.

Nüfus Kayıt Düzeltme Davaları ve Zamanaşımı

Nüfus kayıtlarında fark edilen yanlışlıkların düzeltilmesi amacıyla açılan davalar, zamanaşımına ya da hak düşürücü sürelere tabi olmaksızın yürütülür. Bu tür davalarda görevli olan yargı mercii asliye hukuk mahkemeleridir. Mahkeme, nüfus kayıtlarının doğruluğunu sağlamak amacıyla, tereddüte yer vermemek için gerekli her türlü araştırmayı yapmakla yükümlüdür.

Nüfus kayıt düzeltilmesi ile ilgili davalarda zamanın önemi olmaksızın, kişilerin gerçek bilgileriyle nüfus kayıtlarında yer alması en temel haktır. Hatalı ya da eksik bilgilerin düzeltilmesi sürecinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. 

Nüfus Kayıt Düzeltilmesi Davalarında Hak Düşürücü Süre

Nüfus kaydının düzeltilmesine dair davalarda belirlenmiş hak düşürücü sürelere dikkat etmek gereklidir. Her davanın kendine özgü bir yapısı bulunmakta ve bu yapının gerekliliklerini anlamak, davaların başarılı bir şekilde yönetilmesi için kritik önem taşımaktadır.

Davacı, yargı sürecinde tüm delilleri sunarak nüfus kaydındaki hataların düzeltilmesini talep edebilir. Bu çerçevede, davanın özellikleri ve zaman sınırlamaları iyi anlaşılmalı, hukukun öngördüğü bu fırsattan zamanında ve etkin bir şekilde yararlanılmalıdır.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasında Görevli Mahkeme

Nüfus kaydındaki yanlış veya yanıltıcı bilgilerin yasalara aykırı bir şekilde kaydedilmiş olması durumunda, bu kayıtların düzeltilmesi işlemi bir dava süreci gerektirir. Bu tür bir dava, nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak bilinir. İşlemlere konu olan nüfus kaydının düzeltilmesi talebi, asliye hukuk mahkemelerinde görülecek bir işlemdir.

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca, nüfus kaydının düzeltilmesi davası, nüfus müdürü veya onun görevlendireceği nüfus memuru huzurunda görülür ve karara bağlanır. Dava süreci sırasında nüfus müdürlüğü de davanın bir parçası olarak yer alır ve tarafların sunacağı deliller dikkate alınarak sonuçlandırılır.

Dava, davacının yaşadığı yerin bağlı olduğu asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Bu bağlamda, dava konusu nüfus kaydının düzeltilmesi talebinde bulunan kişinin ikametgâhı önemli bir rol oynar. Ancak yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları için bir istisna bulunmaktadır. Yurtdışındaki vatandaşlarımız, nüfus kaydının düzeltilmesi davalarını doğrudan Ankara, İstanbul ve İzmir asliye hukuk mahkemeleri üzerinden yürütebilirler.

Nüfus Kaydındaki Baba İsminin Düzeltilmesi Davası 

Bir sebeplerle kişinin baba adına biyolojik babası yerine amcasının, dedesinin ya da bir başka kişinin adı yazılmış olabilir. Böyle bir durumda öncelikle çocuğun bir başka kişi ile olan soybağının reddi için dava açılmalıdır. 

Nesep, kan veya hukuki bağlılık temelinde kişiler arasındaki soy ilişkisini ifade eder. Türk Medeni Kanununun 282. maddesi, ana ile çocuk arasındaki soybağının doğumla, baba ile çocuk arasındaki soybağının ise evlilik, tanıma veya mahkeme kararı ile oluştuğunu, evlat edindirme yoluyla da soybağının kurulabileceğini hükme bağlar.

Ana ve çocuk arasındaki soybağı doğumla kurulur; böylelikle, soybağı ilişkisinin kurulması değil, çocuk doğuran kadının kimliğinin belirlenmesi mahkemelerde dava konusu olabilir.

Türk Medeni Kanununun 36/1. maddesine göre, kişinin hukuki durumu, resmi sicillerle belirlenir. TMK’nın 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35/1. maddelerine göre, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça, nüfus kütüklerindeki kayıtlar düzeltilmez ve anlamı değiştirecek notlar eklenemez.

Nüfus Kaydının Değiştirilmesi

Nüfus kayıtlarındaki kişisel bilgilerde meydana gelen değişikliklerin veya yanlış kayıtların düzeltilmesi işlemi, nüfus kaydının değiştirilmesi olarak bilinmektedir. Bu işlem, bir kişinin aile kütüğündeki bilgilerin bir bölümünün düzeltilmesi veya yeniden yazılması işlemidir.

Kayıtlardaki hataların düzeltilmesi için mahkeme kararı almak gerekmektedir. Bu süreçte, hatalı nüfus kayıtlarının düzeltilmesi amacıyla ilgililer veya Cumhuriyet savcısı tarafından dava açılabilir. Bu dava, nüfus kaydının değiştirilmesi davası olarak ifade edilir. Bu dava türünde zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir ve her türlü delil kullanılabilir.

Davanın görüleceği yargı sürecinde resmi kayıt ve belgelerin yanı sıra tanık ifadeleri de dinlenebilir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında, nesebin reddi gibi hukuki işlemlerle benzerlikler bulunsa da, her iki dava türünün içerik ve yargılama kuralları farklıdır. 

Bu tür bir dava için yetkili mahkeme, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemesi değil, 5490 sayılı Yasaya göre asliye hukuk mahkemesidir. Görev, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, dava sürecinin her aşamasında mahkeme tarafından dikkate alınmalıdır.

Nüfus Kayıt Düzeltmesi Davası

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesi gereğince; mahkeme kararı olmadan kütüklerin düzeltilmesi ve içeriğinde değişiklik yapılması mümkün değildir -maddi hatalar hariç. Maddi hatalar, resmi belgelere uygun olarak nüfus müdürlüğünce düzeltilebilir. 

NHKUİ’nin 80. maddesi (ç) fıkrası doğrultusunda, resmi doğum veya ölüm tutanaklarında bir maddi hata bulunması ve gerekli resmi belgenin sunulması halinde birtakım bilgilerde düzeltme yapılabilir. Eğer bir maddi hata yoksa ve nüfus kaydında değişiklik gerekiyorsa, bu sadece mahkeme kararı ile mümkün olacaktır. 35. maddeye göre nüfus kütüklerinde doğru olmayan herhangi bir kaydın düzeltilmesi talep edilebilir.

Çocuk ile annesi arasında soybağı doğum ile, babası ile olan bağı ise evlilik, tanıma veya mahkeme hükmü ile tesis edilir (TMK madde 282/1-2).

Eşler arasındaki evlilik birliği devam ederken veya evlilik bitiminden itibaren 300 gün içinde doğan çocuğun kanuni babası koca olarak kabul edilir (m.285/1). Bu durumda, çocukla babası arasındaki soybağı, çocuğun bu evlilik birliği içinde doğmasıyla kendiliğinden oluşur.

Ancak bir koca, eşinin doğurduğu çocuğun kendisinden olmadığını iddia edebilir ve soybağının reddi davası açabilir.  Bununla birlikte, kocanın nüfus siciline geçen çocukla arasında soybağı oluşturulmadı ise ve evliliğe dayalı babalık karinesi söz konusu değilse, soybağının reddi davası açılamaz; burada uygun olan dava türü nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.

Evlilik dışında doğan ve daha sonra ana ve babası evlenen çocuklar, ebeveynlerinin evlenmeleri neticesinde evlilik içi doğmuş çocuklar gibi kabul edilir ve onlara ait hükümler çerçevesinde değerlendirilirler (m.291). Böyle bir durumda, evlilik sonrası oluşturulan soybağı “sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulması” olarak tanımlanır. Bu türden soybağı ise, itiraz ve iptal davası yoluyla iptal edilebilir (m.294). 

Çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulması tanıma yoluyla da mümkündür (m.295). Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusuyla ya da resmi bir belgede veya vasiyetnamesinde bir beyanla gerçekleştirilir ve tek taraflı bir irade beyanı niteliğindedir. Buna karşıt olarak açılan dava, tanımanın iptali davasıdır (m.297). İlgili üçüncü dava türü bu davadır.

Evlilik haricinde doğan çocuk ile babası arasındaki soybağı, mahkeme kararı ile de tesis edilebilir ve bu süreci sağlayan babalık davasıdır (m.301). Babalık davası, anne ve çocuk tarafından babaya veya babanın vefat etmiş olması durumunda varislerine karşı açılır. 

Nüfus Kayıt Düzeltmesi Davası ve Soybağı Davalarının Ayrımı

Nüfus kayıt düzeltmesi davası genellikle, nüfus idaresinin hatalı işlemlerinden veya mevzuata aykırı eylemlerden kaynaklanır. Bu tip durumlarda, idarenin yapmış olduğu yanlışlıklar veya vatandaşların bilinçli şekilde idareyi yanıltmaya çalışmaları önemli rol oynamaktadır. Kişisel bilgilerdeki hatalar ya da kayıtlardaki eksiklikler bu tür davalarda ele alınır. Örneğin, kişinin yaşının bilerek büyük ya da küçük bildirilmesi. Özellikle, bir kadının eşinden gizleyerek başka bir erkekten olan çocuğunu, kocasının çocuğuymuş gibi göstermesi gibi durumlar soybağı davalarında öne çıkar. 

Nüfus Kayıt Düzeltilmesi Davası ve Babalık Karinesi

Eğer bir çocuk, anneyle evliliğin süresince veya evliliğin bitiminden sonra 300 gün içinde doğarsa, Türk Medeni Kanunu’nun babalık karinesi gereği, bu çocuğun babası olarak koca kabul edilir ve babalık ilişkisi doğumla birlikte kurulur. Ancak, eğer çocuk annenin evlenmesinden önce doğmuş veya sonrasında 300 gün geçtikten sonra doğmuşsa, burada babalık karinesi uygulanmaz ve söz konusu koca baba olarak kabul edilemez.

Bu durumda, çocuğun nüfusa yanıltıcı beyan veya işlemlerle yanlış bir şekilde babanın üzerine yazıldığının tespit edilmesi halinde, yapılması gereken bir nüfus kayıt düzeltmesi davasıdır. Bu dava türü asliye hukuk mahkemesinde görülür. 

Yorum yapın

Ara WhatsApp