Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçu


Bir kamu görevlisinin bir suçu bildirmemesi Türk Ceza Kanununun 279. maddesi kapsamında ciddi bir suç teşkil eder. Ceza Kanununda “kamu görevlisi” terimi sadece devlet memurlarını değil; kanuni tanıma göre, seçilerek ya da atanarak kamu faaliyetlerine katılan herkesi içerir. Polis, jandarma, avukat, hakim, savcı gibi yargı mensupları; seçimle iş başına gelen belediye meclis üyeleri, muhtarlar, milletvekilleri; atanarak kamu hizmeti gören müsteşarlar, bilirkişiler ve doktorlar bu kategoridedir.

Bir suçun kamu görevlisi tarafından bildirilmemesi için o görevlinin suçu, mesleği dolayısıyla öğrenmiş olması gerekmektedir. Serbest zamanında tanık olunan suçlar, bu madde kapsamında değil, daha genel suçu bildirmeme hali olarak TCK’nın 278. maddesi altında cezalandırılır.

Sağlık Meslek Mensuplarının Suçu Bildirmemesi (TCK 280)

Sağlık alanında çalışan profesyonellerin işleri sırasında karşılaştıkları suçları rapor etmeme eylemi, Türk Ceza Kanunu’nun 280. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, doktor, diş hekimi, eczacı, ebe, hemşire gibi sağlık meslek mensupları ve sağlık hizmeti sunan diğer tüm kişiler, görevleri sırasında öğrendikleri suçları bildirme zorunluluğu taşımaktadırlar (TCK md.280/2). Bahse konu meslek mensupları görevleri nedeniyle bir suçun işlendiğini fark etmelerine rağmen bunu yetkililere zamanında bildirmezlerse, bir yıla kadar hapis cezası ile yargılanabilirler (TCK md.280/1).

Devlet hastanelerinde çalışan sağlık personeli ise, bu durumda memur statüsünde kabul edildiklerinden, işledikleri suç bakımından farklı bir maddenin uygulanması gerekmektedir. Devlet hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanlarının suçu bildirmeme halleri, TCK’nın kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu düzenleyen 279. maddesi kapsamında değerlendirilir.

Ayrıca, bir sağlık mesleği mensubunun icra ettiği görevin dışında bir suçla karşılaşması ve bu suçu bildirmemesi durumunda, kişi TCK’nın 278. maddesinde belirtilen suçu bildirmeme suçunun basit haline göre cezalandırılır. Örneğin, bir doktor görevi dışındaki bir durumda bir cinayete görgü tanığı olmuş ancak bu suçu yetkililere bildirmemişse, doktor için TCK’nın 280. maddesi değil, 278. maddesi uygulanır.

Özetlemek gerekirse, sağlık meslek mensupları kendi görevleri sırasında bir suçla karşılaşmışlarsa, bu suçun yetkililere bildirilmemesi TCK’nın 280. maddesinde ağır bir suç olarak kabul edilir ve bu durumu bildirmeyen sağlık görevlileri bir yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilirler. Ancak, eğer suçu görevleri dışında öğrenmişlerse, TCK’nın 278. maddesi uyarınca daha hafif bir suç kapsamında değerlendirilir. Kamu hastanelerinde çalışan personel için ise suçu bildirmeme durumu TCK’nın 279. maddesi gereğince kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu olarak ele alınır.

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçu ve Soruşturma İzni Süreci

Kamu hizmetini yerine getirirken suç teşkil eden bir eylemle karşılaşan memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, bu durumu ilgili makamlara bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, görevleri sebebiyle bir suçu öğrenip de bildirmeyen kamu görevlileri, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu ile yüz yüze kalabilirler. Bu durumda, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir.

Bu kanun uyarınca, kamu görevlilerinin işlediği iddia edilen suçlar hakkında, soruşturma başlatılabilmesi için öncelikle yasal bir soruşturma izni alınması zorunludur. Soruşturma izni alınmadan, kamu görevlisinin ifadesinin alınması veya herhangi bir adli işlem yapılması mümkün değildir. Soruşturma İzni Nasıl Alınır? İlgili idari merciler, suç teşkil eden eyleme ilişkin bilgi alır almaz, olayı değerlendirir ve soruşturma izni konusunda bir karar vermek zorundadır. Şayet işlem yapan idare, söz konusu fiilin suç oluşturduğu kanaatine varırsa, dosyayı soruşturma iznine yetkili mercilere gönderir. Yetkili merciler, belirleyeceği bir süre içinde soruşturma izni talebini inceleyip, bir karara bağlar. Eğer soruşturma izni verilirse, kamu görevlisi hakkında resmi soruşturma başlatılabilir.

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunun Cezası

TCK 279. madde çerçevesinde, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu, yalnızca bir yükümlülüğün ihlali olarak değil, aynı zamanda adalet sisteminin güvenilirliğini ve etkinliğini korumanın bir aracı olarak değerlendirilmelidir. 

TCK’nın 279. maddesi, kamu görevlisinin hizmetle bağlantılı olarak öğrendiği bir suçun işlendiğini, yetkili makamlara zamanında bildirmediği durumlar için cezai yaptırım öngörür. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu şu şekilde yaptırıma bağlanmıştır. Görevi dolayısıyla bir suçun işlendiğinin farkına varan ve bu suçu yetkili mercilere zamanında bildirmeyen veya gereken bildirimde bulunmada gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır(TCK md.279/1).  Suçu adli kolluk görevlisi işlerse, ceza yarı oranında arttırılır (TCK md.279/2).

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunda Adli Para Cezası

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu, hukuki yükümlülüklerini ihlal eden kamu görevlileri için önemli bir suç tipidir. İşlenen suçların yargı önüne taşınması ve adaletin sağlanması açısından büyük önem arz eder. Bu suçu işleyen kamu görevlilerine, hapis cezasının yanı sıra adli para cezası gibi alternatif yaptırımlar uygulanabilir. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda da HAGB kararı verilmesi mümkündür. 

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunda Erteleme

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi, toplumun adalet sistemine duyduğu güven açısından ciddi bir suç teşkil eder. Mahkeme, bir kamu görevlisinin bu suçu işlediğinin tespit edilmesi durumunda cezalandırılmasıyla sonuçlanabilir. Ancak, verilen ceza bazı koşullar altında ertelenebilir.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu nedeniyle verilen hapis cezasının ertelenmesi, mahkemenin takdirine bağlı olarak ve yasaların belirlediği çerçevede mümkündür. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu için hapis cezasının ertelenmesi, infazın belirli bir denetim süresi boyunca durdurulmasını ve bu süre zarfında sanığın belirli koşullara uymasını gerektirir. Sanık koşulları sağladığı sürece cezanın infazı yapılmaz ve bu süre zarfının sonunda eğer yeni bir suç işlenmemiş ise hapis cezası tamamen kaldırılabilir.

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunda Şikayet Süresi

Kamu görevlilerince işlenen suçu bildirmeme fiili, şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer almayıp, bu yüzden savcılık makamı, bir şikayet beklemeden harekete geçer.  

Söz konusu suç, şikayete tabi olmadığı için, şikayetin geri alınmasının da ceza davasının sonlandırılmasına yol açmayacağını belirtmek gerekmektedir. Yani, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu ile ilgili olarak başlatılan ceza davası, şikayetçinin vazgeçmesi ile düşmez.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi ile ilgili soruşturmalar, suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir dava zamanaşımı süresine riayet edilerek gerçekleştirilebilir. Bu zamanaşımı süresi dolmadan, soruşturma makamı suçun izini sürmeye yetkilidir. Başka bir deyişle, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu zamanaşımı süresi içerisinde kalmak kaydıyla her zaman soruşturulabilir.

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunda Zamanaşımı

Kamu görevlileri, görevleri sırasında öğrendikleri suçları ilgili makamlara bildirme yükümlülüğüne sahiptir. Ancak, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunda dava açma süresi oldukça önemlidir. Suçun işlendiği tarih itibariyle başlayan ve belli bir süre içinde harekete geçilmeyen ceza davaları, zamanaşımı sebebiyle düşebilir. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçuna ilişkin yargılamalarda zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır.

8 yıllık bu süre, suçun soruşturulmasına olanak tanır. Ancak, zamanaşımının dolması, yani 8 yıllık sürenin aşılmış olması halinde, artık soruşturma açılamaz ve varsa açılmış olan dava düşer.  

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunda Uzlaşma

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu, adli vakalar karşısında yetkili kişilerin gereken bildirimde bulunmamasını ifade eden bir suç türüdür. Bu kapsamda, kamu görevlisinin bu sorumluluğunu yerine getirmemesi sonucu ortaya çıkan suç, uzlaşma sürecinin dışında kalır. Uzlaşma ise, suçun tarafları arasında, tarafsız bir uzlaştırmacının yardımı ile yürütülen bir çözüm yoludur.

Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçunda Görevli Mahkeme

Kamu görevlilerinin, görevleri sırasında fark ettikleri suçları yetkili makamlara rapor etme yükümlülükleri, adalet sisteminin etkin çalışması için hayati önem taşır. Bir kamu görevlisinin,  işlendiğini bildiği suçu bildirmemesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil etmekte ve bu suçla ilgili yargılamalar asliye ceza mahkemeleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Kamu görevlileri, karşılaştıkları ya da tanık oldukları suçları yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, ‘kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işlemiş olurlar.

Yorum yapın

Ara WhatsApp