İmam Nikahlı Eşin Miras Hakkı

İmam Nikahlı Eşin Miras Hakkı

Türk Medeni Kanununa göre, bir evlilik ancak yasal nikah akdi ile resmiyet kazanır. Bu evlilik çerçevesinde haklar da buna göre tanımlanır. Nikah akdi, evlenme işleminin kanun önünde geçerliliğini ve resmiyetini ifade eder. Bir kişinin vefat etmesi durumunda miras hakkı, yine aynı kanun kapsamında belirtilen yasal mirasçılara geçer. Yasal mirasçılar arasında, nikah akdi ile resmi olarak evlenmiş sağ kalan eş de yer alır.

Türk Medeni Kanununa göre bir kişi sadece resmi nikah akdi ile evlenmiş ise yasal mirasçı olabilir. Bu, sağ kalan eşin mirasçı sıfatını kazanabilmesi için resmi nikahın zorunlu olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla, resmi nikahın yasal anlamda çok büyük bir önemi vardır.

İmam nikahı ile evlenmiş veya sadece birlikte yaşayan çiftlerin ise, ölüm halinde yasal mirasçı sıfatını kazanmaları kanunen mümkün değildir. İmam nikahı, yasal miras hakkı açısından resmi nikah gibi kabul edilmez. Bu nedenle imam nikahlı eşin, resmi nikahlı eş gibi yasal miras hakkı elde etmesi söz konusu olamaz.

Benzer şekilde, sadece bir hayat arkadaşı olarak birlikte yaşayan çiftlerin de hiçbir yasal miras hakkı bulunmamaktadır. Hayat arkadaşı, yasal olarak tanınmış bir mirasçılık sıfatı olmadığı için, bu kişilerin miras hakkı iddia etmeleri mümkün değildir. 

İmam Nikahlı Eşin Miras Hakkı
İmam Nikahlı Eşin Miras Hakkı 2

Evlilik ve miras hukuku konularında yasal düzenlemeler oldukça önemlidir. Eşin miras hakkı, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde açık bir şekilde ele alınmıştır. Yasal mirasçı olabilmek için, resmi nikahın şarttır. Bu konuda ayrıntılı bilgi almak için alanında uzman bir avukat ile iletişime geçilmesi tavsiye edilir.

Resmi evlilik bağı olmadan, yalnızca dini nikahla veya fiili birliktelikle sürdürülen ilişkilerde eşler birbirlerine mirasçı olamazlar. Bu sebeple imam nikahlı eşlerin, yasal düzenlemeler gereği miras bırakanın ölümünden sonra yasal miras haklarına sahip olmaları söz konusu değildir.

Ancak, yasal mirasçılık tek miras almanın yolu değildir. Miras Bırakan, hayatta iken yaptığı ölüme bağlı tasarruflarla, mirastan pay alma şansını dini nikahlı eşe sunabilir. Ölüme bağlı tasarruflar arasında vasiyetnameler en yaygın olanıdır ve miras bırakanın istekleri çerçevesinde düzenlenir.

Miras bırakanın, ölümünden sonra malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabilmek için vasiyetname düzenleyerek imam nikahlı eşini atanmış mirasçı olarak belirleyebilir. Vasiyetname ile miras bırakanın, dini veya imam nikahlı yaşadığı kişiye özel haklar tanıması mümkündür. Böylece miras bırakanın mal varlığının bir kısmının ya da belirli varlıkların atanmış kişiye bırakılmasını sağlayabilir.

Sonuç olarak, imam nikahlı ya da fiili birlikte yaşanan eş, yasal düzenlemelere göre miras bırakanın ölümü üzerine yasal mirasçı sıfatına sahip olmamaktadır. Ancak miras bırakan ölüme bağlı bir tasarruf yaparak, imam nikahlı eşini atanmış mirasçı olarak tayin edebilir. Bu durum, resmi olmayan birlikteliklerde eşlerin mirastan pay almasının mümkün olabileceğini gösterir.




Yorum yapın

Ara WhatsApp